Anne Baba Hakkı

Cenâb-ı Allah Kur’ân-ı Kerîm’de buyurur ki: “Biz insana; anne ve babasına ihsan etmesini tavsiye ettik. Annesi onu zahmetle taşıdı ve zahmetle doğurdu. Taşınması ve sütten kesilmesi otuz aydır. Nihayet erginlik çağına ulaşınca ve kırk yaşına varınca der ki: Rabbim bana; anne-babama verdiğin nimete şükretmemi ve Senin hoşnut olacağın salih amel işlememi ilham et. Bana verdiğin gibi soyuma da salâh ver. Doğrusu ben, Sana döndüm. Ve gerçekten ben, Müslümanlardanım.” 1

Hamilelik sırasında onun yüzünden meşakkat ve yorgunluklara; hamilelerin başına gelen yorgunluk ve zahmetlerden aşerme, bayılma, ağırlık, üzüntü ve başka sıkıntılara katlandı “ve zahmetle doğurdu”  doğum sancısı ve şiddetinin zorluğuna da katlandı.

Annesini omuzunda tavaf ettiren birisi, Efendimize (asm) sorar.  Anne hakkını ödedim mi acaba? Efendimiz (asm) “Hayır, bir tek soluğun hakkını dahi ödeyemedin,” buyurur.

Asrın müceddidi Bedîüzzâman Hazretleri anne-baba hukuku ile ilgili, şöyle buyurmaktadır: “ Evet, dünyada en yüksek hakikat, peder ve validelerin evlâtlarına karşı şefkatleridir. Ve en âlî hukuk dahi, onların o şefkatlerine mukabil hürmet haklarıdır.”2

Bedîüzzâman Hazretleri, onları bereket direği ve rahmet vesilesi ve musîbet dafiası olarak görerek konu ile alâkalı bir hatırayı şöyle anlatıyor: “Ahiret kardeşlerimden Mustafa Çavuş isminde bir zat vardı. Dininde, dünyasında muvaffakiyetli görüyordum, sırrını bilmezdim. Sonra anladım ki, o muvaffakiyetin sebebi; o zat ise, ihtiyar peder ve validelerinin haklarını anlamış ve o hukuka tam riayet etmiş ve onların yüzünden rahat bulmuş, inşallah ahiretini de tamir etmiş. Bahtiyar olmak isteyen ona benzemeli.”

Münasebet gelmişken konu ile alâkalı manidar bir hatıra ile bitirmek istiyorum. Siirt’e aile boyu Risale-i Nur hizmetine müdavim, damatlarına kadar bu hassasiyeti gözeten “Yardım” ailesinden Mehmet Yardım Ağabey geçmişte Siirt’te esnaflık yapıyordu. Bir gün komşu esnaflarından birisinin dükkânında bir gürültü ve kavga sesini duyuyor, ne de olsa komşuluktur, işini bırakıp komşu dükkâna gidiyor, bakıyor ki, komşusunun oğlu babasını dövüyor. Araya girmek isteyince, komşu: “Kimse bize müdahale etmesin. Ben de bu dükkânda babamı dövdüştüm, oğlum da babamın intikamı benden alıyor, bırakın babamın intikamını benden alsın.”

Kişi ne yaparsa, onun ile amel görecektir. Oğlundan iyilik bekleyen ebeveynlerine iyilik yapsın ki o da iyilik görsün.

Rüstem Garzanlı

www.NurNet.org

16.05.2016

Dipnotlar:

  1. Ahkâf Sûresi, 15.
  2. Bakara / 233.

Sende yorum yazabilirsin