Atilla İlhan: Nur talebeleri bana kitap getirdi!

Yazar Emine Fikriye Beledli, Türk edebiyatında önemli bir yere sahip olan şair, romancı, denemeci, gazeteci ve eleştirmen Atilla İlhan’ın Nur talebeleri vesilesiyle imana gelmiş olabileceğini düşündüğünü söyledi.

Yazar Emine Fikriye Beledli, Türk edebiyatında önemli bir yere sahip olan şair, romancı, denemeci, gazeteci ve eleştirmen Atilla İlhan’ın Nur talebeleri vesilesiyle imana gelmiş olabileceğini düşündüğünü söyledi. Beledli, Atilla İlhan ile arasında çok ilginç bir diyalog geçtiğini belirterek “Onunla ölümünden kısa süre önce görüşmüştük. Hatta Nur talebelerinden bahsetmişti bana. Bana kadar ulaştılar, bana kitaplar getirdiler, demişti Nur talebeleri. Sonra aramızda çok ilginç bir diyalog geçti. Ben orada Atilla İlhan’ın imana gelmiş olduğunu düşünüyorum. Çünkü benimle konuşurken bir konu oldu ve dedi ki; Allah bu konuda bana yardım ediyor, çocuğum. Bu Atilla İlhan için, ateistim diyen bir kişi için imkânsız bir sözdür. Orada Nur talebeleri onun imanına vesile mi oldu, diye düşündüm.” dedi.

Yazarlık hayatım Atilla İlhan’la başladı

Yazar Emine Fikriye Beledli, Moral FM’de Tuğba Akbey İnan’ın sunduğu Mavi Dünya programında Nesil Yayınlarından çıkan ve Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (SAV) ile annesi Hz. Amine’yi anlatan “Dürr ve Sadef” isimli kitabının hikâyesini ve yazarlık serüvenini anlattı. Beledli, çocukluk hayalinin edebiyat öğretmenliği ve yazarlık olduğunu anlatırken bu süreçte yazar Atilla İlhan ile yollarının nasıl kesiştiğini şöyle anlattı: “Üniversiteyi bitirdiğim dönem Atilla İlhan’ın telefonunu buldum ve ona ulaştım. Aradım. Çok kibar ve sevecen bir insandı. Hemen kabul etti. Yazarlık hayatım Atilla İlhan’la başladı. Yazılarını beğenmezsen söylerim, dedi. Bir hafta sonra yanına gittiğimde bana “şen şairsin” dedi. Hikâyelerin var mı, diye sordu. Ben hikâyelerimi de gösterdiğimde onları da çok beğendi. Sonra Karşı dergisine gönderdim ve orada yayınladı. Sonra yazdım ama dergiye göndermedim. Bir roman yazdım. Bir yayın evine gönderdim onlar yayınlamadı. Dünyevi bir romandı. Nasip burasıymış

Beledli, öğrencilik döneminde tanıştığı Atilla İlhan ile 16 yıl görüştüklerini, şiir ve yazı ve edebiyat konusunda birçok şey öğrendiğini söyledi. Beledli, sözlerine şöyle devam etti: “Ona şiirlerini götürdüğümde isimleri yoktu. Şiirlerin çok güzel ama isimleri yok, dedi. Ben isim koymayı bilmiyorum, dedim. Ne var bunda, dedi. Şiirin içinde bir satırı alırsın başlık yaparsın, dedi. Ve ondan şiirlerime isim bulmayı öğrendim. Şiire hiçbir ekleme ya da çıkarma yapmadan şiirdeki mısraların yerini değiştirerek çok güzel sonuçlar çıkarıyordu. Ben onu da öğrendim. Mısraların yerini değiştirerek bambaşka bir şiir yapıyordu.

Emine Fİkriye Beledli’nin Dürr ve Sadef isimli kitabını 444 24 14’ten isteyebilir ya da internet üzerinden http://www.kitapokusak.com/kitap/durr-ve-sadef-p506341.html alabilirsiniz.

Dursun Kabaktepe

1 tane yorum yapılmış

  1. Murat Doğan dedi ki:

    Sayın Site Yöneticileri,

    Rahmetli Attilâ İlhan ile ilgili yazılanlar iyiniyetli olmakla birlikte yanlıştır.

    Sosyalistlerin felsefi anlamda dünyaya bakışları maddecidir (paragöz değil). “Ateist” kavramı yenidir ve Marksistler pek kullanmamıştır.

    A. İlhan’ın hayatı bağnazlığa, dogmatizme, ortodoks komünizme, Stalinizme karşı mücadeleyle geçmiştir. Kitapları incelenirse görüleceği gibi, A. İlhan millî, ulusal bir sosyalisttir; Türkçüdür, sosyalist Turancıdır.

    Yine sömürge laikliğine ve sözde Atatürkçülüğe karşı çıkmıştır; gerçek Atatürkçüdür.

    Tarihimize saygılıdır. Dilde makûl tutumu savunmuştur. Emperyalizmin “beyaz”, “batılı” ve “Hristiyan” olduğunu belirtmiş bir mütefekkirdir ve dinimize saygılı bir insandır, Müslüman sosyalisttir.

    20’nci yüzyılın olduğu gibi, 21’inci yüzyılın da esas meselesi olan emperyalizme karşı bağımsızlık mücadelesinde “Yıldız, Hilal ve Kalpak” birleşmelidir diyen bir şair, yazar ve fikir adamıdır.

    Bu vesileyle çalışmalarınızda başarılar dilerim.
    Selam ve saygılarımla,

Sende yorum yazabilirsin