Çok Şey Bilen Ama Hiçbir Şey Yapamayanlar

Kuran-ı Kerim meali okurken Kasas Suresi 78. Ayet’in açıklamasında Karun’un Hz. Musa (a.s) ve Hz Harun (a.s.)’ dan sonra Tevrat’ı İsrailoğulları içinde en iyi bilen [1] kişi olması beni şaşırtmıştı. Müthiş bir ilminiz var. Allah’ın kitabını Peygamberlerden sonra en iyi bilen kişisiniz. Gene de doğru şeyi yapmaktan mahrumsunuz ve büyük bir gaflet içindesiniz. Düşündürücü bir kıssa.

İnsanlar sanayi çağının ardından artık bilgi çağına geçti. Önceki nesillerin hiç olmadığı kadar bilgiye yakınız. İstediğimiz kaynaklara internet üzerinden çok rahat bir şekilde ulaşabiliyoruz. Bir bilgiyi elde etmemiz bazen 1 dakikadan az sürüyor. Kendimizi tanıtırken tek değil 3-4 hatta daha çok vasfımız var artık. Aynı zamanda doktor, kulüp başkanı, bu müzik aletini çalan, şu sporu yapan kişi vb. pek çok özelliği beraber barındırabiliyoruz. Yalnız mesele bir şeyler yapmaya gelince çok yetersiziz.

Özellikle insani ilişki boyutunda müthiş bir eylemsizliğimiz mevcut. Toplumda sayısız psikolog, sosyolog, psikolojik danışman vs. var fakat gene de insanlardaki sıkıntılar artıyor. Bir çözüm getirmekten gafiliz çünkü biliyoruz ama yapamıyoruz. Dinliyoruz ama sabredemiyoruz. Televizyonlarda, internette sayısız videolar nasıl daha mutlu olabileceğimizi anlatıyor ama anlatanda mutsuz, dinleyende çünkü anlatılanlar ya havada kalan gerçekler oluyor ya da uygulama noktasında çöküyor.

Annelik olayı somutlaştırmak açısından çok güzel bir örnek. Annelikle ilgili sayısız kitaplar mevcut. Anne nasıl olmalı, nelere dikkat etmeli, çocuk gelişimi vb. konuların geçtiği kitaplar raflarda. Genç anneler arasında popüler olan bu kitaplara baktığınızda şunu görüyorsunuz ki bu kitapları yazan bazı kişilerin çocukları bile yok. Bazılarının ise aile hayatının dağınık olduğunu, boşandığını vs. görüyorsunuz.

Boşanma çocuk psikolojisine etki etmiyor sanırım. Meselenin komik tarafı bu kitapları okuyan veya okumuş kişilerin ya 1 ya da 2 çocuğunun olması ve kitapta ki örneklerin 3-4-5 çocuklu ailenin uygulamasının oldukça zor olduğu. Aslında 1-2 çocuklu ailelerin bile uygulaması zor ütopik tavsiyelerde var. Hanımlar bu kitaplar sayesinde çocuk yetiştirme konusunda annelerinin belki 10 katı bilgiye sahip oluyor ama annelerinin 5 çocuk yetiştirdiği imkânlardan çok daha elverişli şartlarda 1 çocuk yetiştiremiyor.

Erkekler ise babalarından çok daha fazla şey biliyor, çok daha fazla para kazanıyor ama evi idare etme konusunda ve eyleme geçme de çok başarısız. 18-20 yaşında bir evin sorumluluğunu almaktan çekinmeyen babaların 30 yaşında evi idare edemem, hanımda çalışmalı diyen gençlerine evrildik.

Gençlerin doğruyu yapması için harcaması gereken çaba çok fazla. Özellikle insani ilişkilerin en az yaptığımız meslek kadar emek gerektirdiğini kavrayamıyoruz. Bazen çok büyük kayıplar ve acılar yaşamış insanların durumlarına şahit oluyorum. Kendi durumundaki insanları daha iyi anlaması gerekirken hiçbir fark olmadığını görüyorum çünkü yaşamak bile bazen yapmak kadar zor değil.

Çağımızda artık belki de az şey bilen fakat onu uygulayan insanları takdir etmek gerek. Gittikçe daha fazla bilen, durmadan konuşan insanlar ekranlarda, raflarda, evlerde dolaşıyor fakat uygulamalar hep eksik, hep boş. İlişkiler bozuk ve yanlışlar üzerine kurulu çünkü meselenin çok bilmek olduğunu zannediyoruz fakat mesele azda olsa doğruyu yapabilmek.

[1] Celaleyn Tefsiri

Ziyaeddin Halid İpek – cocukaile.net

Sende yorum yazabilirsin