Manevi Darbe 1 (Aileye Darbe)

“Baş mimar olan Fethullah Gülen ağabeyimizi saygı ve sevgi ile selamlıyoruz .”

Merak etmeyin yukarıdaki cümle bana ait değil. Bir zamanlar Aile Bakanı olan Fatma Şahin’e ait. 2010 olimpiyatlarında sahneden teşekkür konuşmasında Fethullah Gülen hareketine övgüler dizerek “yapılanları bir idealin zafere ulaşması” olarak tanımlayan Fatma Şahin konuşmasının sonunda:

“Baş mimar olan Fethullah Gülen ağabeyimizi saygı ve sevgi ile selamlıyoruz .” Diyor. Bir zamanlar Fetö’yü milletin çoğu hoca zannetti hocaefendi dedi tamam da tanınmış birine, saygın görünen birine samimi değilsen ağabey  diyemezsin. Ağabey diyebilmek için çok yakın bir hukukunuzun olması gerekir. Fatma Şahin çok rahat bir şekilde ona ağabey diyebiliyor.

Fethullah ağabeyine teşekkürden iki yıl sonra 2012 de Fatma Şahin, hükumet düşmanı feminist derneklerle oturup aile kurumuna dinamit koyan yeni aile kanunun çıkarttı. Bu arada Aile Bakanlığı”nda da ne kadar ona muhalefet edecek kişi varsa onları psikolojik tacizlerle gönderip yerine kendi takımını aldı. Şu anda Fetö operasyonlarında Aile Bakanlığı”ndan atılanlar hep onun döneminde alınanlarmış. Bu durumda Fatma Şahin’in geçmişi ve yaptıkları da incelenmeli diye düşünüyorum.

O dönemde aile kanunu çıkmadan önce çok yazılar yazıp uyarılar yaptım. O yazılarımın linkini de yazının sonuna ekleyeceğim.

Fatma Şahin’in iddiası neydi: Bu kanunla kadın şiddeti azalacak, kadınlar korunacaktı. Peki ne oldu? Bu kanundan sonra kadın şiddeti azalmadı arttı.

Mağdurlar tarafından “Fatma Şahin kanunları” diye anılan 2012 aile kanunu, kadınları erkeklere karşı kışkırtmaktan, aralarına düşmanlık ekmekten, boşanmaları ve şiddeti artırmaktan başka bir işe yaramadı.

Neymiş bu kanunlar Avrupa’da da varmış. Avrupa’da da aile kurumu diye bir şey kalmadı zaten, çoğunluk nikahsız ilişki yaşıyor. Aynı evde karı-koca gibi yaşayıp çocuk yapıyorlar fakat evlenmiyorlar. Kanunlar yüzünden erkekler evlenmek istemiyor.

Sen Müslüman bir ülkede bakan isen ve kanun çıkarıyorsan bu ülkenin dinini de göz önüne almak zorundasın. Halkın çoğunluğu batılılar gibi nikahsız ilişkiler yaşamak istemez. O zaman da bu kanunla nasıl bir tahribat yapacağını düşünmek zorundasın.

Özetle bu kanunla Fatma Şahin ve ekibi ne yaptı?

1- Önce şiddet kavramı genişletildi. Erkeğin kadına kızması, bağırması, cinsel birliktelik istemesi, az para vermesi gibi pek çok şey şiddet kavramı içine dahil edildi. Sonra Avrupa destekli şiddet araştırmaları yapıldı ve çok yüksek rakamlara ulaşıldı. Zira bu araştırma öncesi katılanlara bilgilendirme yapıldı. “Kocanız size bağırıyorsa, kızıyorsa bu şiddete girer soruların ona göre cevaplayın” diye yönlendirmeler yapıldı. Bu yüzden şiddet araştırmalarında çok yüksek sonuçlar çıktı. Bu araştırmaları okuyanların şiddet deyince aklına dayak geldi, oysa erkeğin sesini bile yükseltmesi şiddet sayılmıştı. Böylece erkeklerin çoğunluğu kadınların gözünde “şiddet yanlısı” ilan edildi. Kadınların erkeklere bağırması, psikolojik şiddet uygulaması ise görmezden gelindi yok, sayıldı.

2-Kadınların şikayeti ile delil aranmadan erkekler suçlu kabul edildi.

Bir kadın “kocam bana şiddet uyguluyor” diye şikayet ettiğinde tek fiske vurmamış dahi olsa en hafifinden (!) evden uzaklaştırma cezası aldı. Binlerce erkek aylarca evinden sokağa atıldı.

3-Boşanma durumunda erkekler eski karılarına tazminata ve ömür boyu nafakaya mahkum edildi. Hiçbir Avrupa ülkesinde ömür boyu nafaka yok, biz onları da geçtik. İslam da ise kadın hamile ise doğurana kadar değilse sadece dört ay nafaka vardır. Bundan fazlasını erkek gönlüyle verirse verir, vermezse zorla alamazsınız haram olur. Erkek sadece çocuklarına nafaka vermek zorundadır.

Feministler nafakanın kadının hakkı olduğunu iddia ediyorlar. Nerden hakkı oluyor ben onu anlamadım. Bir adamla evlendin anlaşamadın ayrıldın diye artık sana el olmuş bir adamın kazancını yemenin, sülük gibi yakasına yapışıp sömürmenin, kazancına ortak olmanın neresi hak anlamadım. Bence bu kadın onuruna yakışan bir şey değil.

Zaten sağlık afiyetle yiyemezsin o parayı. Pek çok erkek gözü kala kala, kötü söyleye söyleye veriyor o parayı. O paradan hayır gelmez. Ancak kadın da adamla birlikte çalışmışsa kadın kendi kazancı kadarını alabilir.

Eski karısına nafaka ödeyen pek çok erkek yeniden evlenip yeni bir hayat kuracak maddi imkana da sahip olamıyor.

Boşandıktan sonra kadınlar nasıl geçinecek diyorlar. Bekarken nasıl geçiniyorsa aynen öyle. Aile desteği ise aile desteği, çalışıyorsa çalışmaya devam etsin. İki imkanı da yoksa devlet bakmak zorunda. Erkekler sigorta şirketi değil, eski karılarına aylık ödemek zorunda değiller. Bu yüzden erkekler evlenmekten korkuyorlar. Nafakaya güvenen kadınlar evliliği devam ettirmek için gayrette göstermeyebiliyor.

Feministler kadınların güçlü olduğunu iddia ediyorlar. Madem güçlüler niye onları eski kocaya muhtaç gösterip, aciz durumda bırakıyorsunuz, yakışıyor mu?

Bu haksızlığa acilen dur demek lazım. Kadınlara hak vermenin yolu, erkeklere haksızlık etmek olmamalı. “Kadın hakları” deyip erkeklere çok zulmedildi. İnsan hakkı olarak bakıp adaletle hareket edilmeli. Dün yerden yere vurulan erkekler, bugün canları pahasına vatanı kurtardı. Vatan için canını ortaya koyan kahramanları, kadınların karşısında çaresiz, aciz bırakırsanız bir gün o kahramanları da bulamazsınız.

Velhasıl Fatma Şahin’in “Fethullah ağabeyi” bize manevi darbeyi 2012 de Fatma Şahin eliyle vurmuş gibi duruyor , tabii ikisinin birlik olduğundan yüzde yüz emin değilim fakat öyle oldukları yönünde işaretler çok, bu yüzden araştırılsın. Zira bu çok önemli bir konu. Velev ki birlikte yapmış olmasalar dahi aile kanunu muhakkak değişmeli.

Sema Maraşlı – cocukaile.net

Sende yorum yazabilirsin