Parmaklarımızın Ucundaki Dünya… Sanal Dünya

Mehmet Abidin Kartal

Şimdi, bütün  dünya gerçekten parmaklarınızın ucunda. Bilgisayarınızla, cep telefonunuzla adlandırabildiğiniz hatta hayal edebildiğiniz herhangi bir şey hakkında bilgi bulabilir dünyanın öbür ucundaki insanlarla iletişim kurabilirsiniz. Videolar seyredip, müzik dinleyebilir ve özel multimedya dergileri, kitapları okuyabilirsiniz. Bütün bunları dünyanın en büyük bilgisayar network’ ü olan, internete bağlanarak yapabilirsiniz. Birçok insan artık banka işlemlerini, fatura ödemelerini, yiyecek ve giyecek alışverişlerini internet üzerinden yapıyorlar. Amaç zamandan tasarruf etmek ve yaşamaya vakit ayırabilmek. Ancak internetin bu kadar pozitif yanlarının olması dışında birde negatif yanları var. Yani sosyal yaşamda, kişilik gelişiminde, iş yaşamında ciddi anlamda zarar verici olabiliyor.

Öyle  bir dönemde yaşıyor, öyle teknolojik gelişimlere şahit oluyoruz ki, adeta baş döndürmekte Gaz lambalarının kullanımını da gördük, teknolojinin  özellikle bilgisayar ve internet alanındaki  gelinen son noktasını da gördük Bilmiyorum bu denli hızlı teknolojik gelişmelere şahit olacak başka bir nesil gelir mi?

“Bilgi  otobanı” olarak da adlandırılan internet, bilgi çağının en anlamlı teknik ve toplumsal kazanımlarından biridir Tüm dünyada milyonlarca ana bilgisayarı birbirine bağlayarak olağanüstü büyük bir ağ oluşturmaktadır

Artık evlerimizdeki her eşya da internetle etkileşimli olacak Yani internetin kullanım alanları her geçen gün genişleyecek Belki de gelecekte hava ve su insanlık için neyse internet de öyle olacaktır
Ancak teknolojik  gelişmeler insana her zaman arzu ettiği huzuru vermeyebilir Vaktiyle bir köye çok geç de olsa elektrik bağlanır Bütün köylü bunun sevinciyle köy meydanında toplanarak ellerindeki tüm gaz lambalarını kırarlar Ancak köyde elektrik kesintisi başlar Tüm gaz lambalarını da kırmış olan köylünün durumu daha da kötüdür artık

İnternet’in sundukları çok geniştir ve bu kadar bilgi arasında, bilinçsiz bir kullanımla, insan yolunu çok kolay kaybedebilir İnternet’in, şu an için, çok fazla güvenli olduğu söylenemez Nadiren de olsa, kişisel iletiler (e-posta, e-mail) kötü amaçlı kişiler tarafından yasal olmayan yollarla ele geçirilebilir Özellikle – çok güvenli olduğu söylense de – internet bankacılığı sebebiyle insanlar büyük maddî zarara da uğrayabilmektedir Yine uluslar arası dolandırıcılar, internet kullanıcılarının telefon hatlarını çeşitli numaralara yönlendirerek büyük vurgunlar yapmaktadırlar

Her kategorideki insanın, bilhassa çocuk ve gençlerimizin adeta internetin kucağına itilmesi, bilinçsiz kullanım sonucu doğabilecek zararların en büyüğü olacaktır Çünkü internet, faydalarının yanı sıra pek çok tuzaklarla da doludur Bu tuzaklar maddî zararlara sevk eden tuzaklar olabileceği gibi, manevî zararlara sevk eden tuzaklar da olabilmektedir Tamamen ahlaksızlığı çağrıştıran kimi reklâm sayfalarının ve linklerin  peşine düşen insan kendisini büyük bir rezilliğin içerisinde bulabilir

İnternetin ayrı bir nimeti de şüphesiz ‘sanal sohbet’tir (Chat). Bilgisayar  ortamındaki sohbet,  gerçekte tam bir kör dövüşüdür Konuşan ve dinleyenin yerini, yazan ve okuyan aldığında, aradaki ilişki yalnızca ekranda beliren standart harf dizileriyle gerçekleşir Chat, geleneksel sohbetin temel şartı olan tanışıklığı da ortadan kaldırmaktadır Birbirlerini hiç tanımayan ve hatta tanımayacak olan insanlar bile, bir tanışıklık yanılgısı içinde bu sanal sohbeti gerçekleştirebilirler Bu sayede, dünyanın öbür tarafındaki bir kişiyle tanışılabilmekte, dosya transferleri yapılabilmekte ve (isteğe bağlı olarak görüntülü) sohbet edilebilmektedir. Üstelik hiçbir ücret ödemeden. Farklı insanlarla tanışmak, onlarla fikir ve bilgi alışverişinde bulunmak, çok yönlü faydalar taşımaktadır. Ancak, uygunsuz kişilerle girişilen ‘farklı muhabbet’ler, insana hiç ummadığı kapılar açabilmekte, tehlikeli maceralara sürükleyebilmektedir. Chat yüzünden yuvalar ‘chat’ırdamaktadır. Yuvalar yıkılmaktadır. Bu konuda yaşananlar ve basına yansıyan olaylar yazılsa ciltler dolusu kitaplar meydana gelir.

Çevremizle olan ilişkimizi düzenleyen, belirleyen ve bu anlamda da sınırlayan, günümüz için vazgeçilmez bir önemi olan, sahip olduğu boyutlarıyla şimdiye kadar hiç şahit olmadığımız bir dünyanın kapılarını açan ve bir  ‘vazgeçilmez’ olarak hayatımıza giren yeni bir aygıt olan internetin sunduğu imkânlardan yararlanmak hakkına sahip olan çağımız insanı, millî ve manevî değerlerimizden asla taviz vermeden  onunla yaşamasını da öğrenmesi gerekmektedir
Şu hususu asla akıldan çıkarmayalım ki; “Bir bıçak cerrahın elinde olursa can kurtarır, caninin elinde olursa da can alır”İnternette böyle bir alettir.1

 

İnternet ile ortaya çıkan sanal dünya Allah’ın en büyük ihsanlarından biridir. Yerinde kullanıldığında sayısız faydaları olan  bir nimettir. Dünyamızı küçülterek bir köye dönüştüren internet, küreselleşmenin ivmesini arttırmıştır. Yerel sınırlar ya ortadan kalkmış ya da en aza inmiştir. Sanal dünya manipülatif birçok bilgiyi de barındırmasına rağmen güvenilir sitelerden istenilen her türlü bilgiye çok kolay ve hızlı bir şekilde ulaşmanın zeminidir. Birçok bilimsel kaynak bu dünyada yerini almaktadır.  Böylece sanal dünya bilginin merkezi haline gelmektedir. Diğer taraftan kitaptan elektronik eşyaya varıncaya kadar her türlü alışverişten tutalım, faturaların ödenmesine, elektronik posta gönderilmesine, uluslar arası ücretsiz görüntülü konuşmalara kadar birçok şey internet üzerinden kolaylıkla yapılabilmektedir. Bütün bunların bir sonucu olarak ise gün geçtikçe hayatın vazgeçilmez bir ihtiyacı konumuna yükselmektedir. Tüm bu faydalarının yanında ölçüsü kaçırıldığında insanın hem dünyasının hem de ebedi hayatının saadetini mahveden tehlikeli bir silaha dönüşebilmektedir. İnsana sanal bir cennet vaad eden internetin her an için bağımlılık yapan, zaman öldüren ve geçici zevklerin esaretine nefisleri sürükleyen tehlikeli bir metaa dönüşmesi işten bile değildir.

Sanal dünya yeni yetişen nesli derinden etkilemiştir. Bugünün sanal dünya terbiyesini alan çocukların ve gençlerin psikolojileri ve ahlakları, bundan yirmi-otuz yıl sonrasının dünyasında siyasal ve toplumsal manada ciddi fırtınalar meydana getirecektir. Ümit var olunacak bir gelecek için, herkesin ve özellikle de yeni neslin interneti yerli yerinde ve ölçülü bir şekilde kullanma bilincini kazanmasına mutlak zaruret vardır. Bunun en etkili yolu ise ruhlarda, kalplerde ve nefislerde manevi bekçilerin yerleştirilmesidir. Bu ise iman ve Kur’an hakikatlerinin doğru bir şekilde anlaşılması ve yaşanmasıyla mümkündür. Maddi-manevi, ferdi-sosyal, ahlaki-siyasi tüm dertlerin devası olan iman ve Kur’an hakikatlerine toplumsal bir seferberlikle gereken önem verildiği takdirde, hem dünyevi hem de uhrevi geleceğin sağlıklı temelleri atılmış olacaktır.

Yerinde, zamanında, ölçülü ve maksatlı olarak kullanıldığında sanal dünya Allah’ın tüm insanlığa ihsan ettiği mucizevi bir nimeti niteliğini kazanacaktır. Sanal dünyayı ahiretin eşi benzeri olmayan nimetlerinden bu dünyaya uzanan ve ahirete iştiyak uyandırması gereken küçük bir numune olarak görmek mümkündür. İşleri süratlendiren ve hayatı kolaylaştıran sanal dünya, aslında insanlığın insaniyetine yakışır bir medeniyet kurmasına vesilesi olabilecek birçok müspet özellikleri taşımaktadır. Fakat diğer taraftan, imani ve ahlaki zaafları olan kitlelerce kullanıldığında ise hem dünya hayatını hem de ahiretin ebedi hayatını tehdit eden tehlikeli bir silaha dönüşebilmektedir. Nitekim yabancılaşma-yalnızlaşma, ahlaki yozlaşma, dünyevileşme ve bağımlılık gibi toplumsal hastalıklar sanal dünyanın menfi kullanımıyla kronik hale gelmiştir. Bu hastalıkların tiryakları ise tevhid, nübüvvet, haşir, ibadet ile adalet esaslarına dayanan Kur’an eczanesinde bulunmaktadır. Kur’an ruhlarda, kalplerde ve akıllarda ihlâs, takva, iktisat ve emanet gibi güzel hasletleri ihya etmesiyle, ferdi ve sosyal her türlü yaralara deva olabilecek bir şifahanedir.2

  • Sanal Dünyada Yaşayanlar, Mehmet Abidin Kartal, Nev Yayınları, İstanbul 2013

      2-   Mustafa Said İşeri, Ocak 2008, Genç Yaklaşım Dergisi

 

Sende yorum yazabilirsin