Söze Limon Sıkmak

Söze Limon Sıkmak

Son yıllarda hızlıca yükselen bir trend var, özellikle gençler arasında: Sınırsız eleştiri hali.

Dikkatten kaçmayan ve rahatsızlık veren kısmı da anneyi, babayı, çevresindekileri eleştirme ve hep bir açık arama durumu.
Anne tam bir söze başlıyor, müdahale şimşek hızıyla yetişiyor, tekrar toparlamaya çalışıyor, vurucu bir hamle daha geliyor.
Öyle bir sıkıntılı durum yaşıyor ki anne “sus” dese olmaz, azarlama kısmı devreye girmiş olacak ve evladın kalbi kırılacak.
Müsaade edersen bitireyim sözümü”  dese kibarca “tamam bitir ama orası öyle değil ” demeye devam eden bir çocuk var karşısında.
Ve bakışlarında “eleştiride sınır tanımam bilesin” ışığı ile.
Velhasıl, ağız tadıyla başlanan kelam, zehir tadına itinayla ulaşmış oluyor.
Gördüğüm kadarıyla bu duruma maruz kalan ama bu durumun ehemmiyetinden bir haber çok  ebeveyn var.
Üzücü olan kısmı zaman içinde bu durum kanıksanıyor: ” Dağ yürü, dağ yürü, yok dağ yürümez, abdal sen yürü ” atasözü canlandırılıyor.
Yanlışı el mahkum kabul etme durumu.
Unutulan bir şey var: Bu davranışla  büyüyecek, evlenecek, eşine karşı da aynı tutumu sergileyecek. Bir değil, iki değil huzursuzluk silsilesi gelip bir bir onu bulacak ve haliyle  eşten anne tahammülü beklemek ahmaklık olacak.
Ve zaman olacak onların da  ebeveyn olma günleri gelip çatacak “etme bulma dünyası ” sözünden önce daha mühim bir süreç ile karşı karşıya gelecekler.
Çocuğun büyüme, hayatı ve insanları tanıma evresi: Bu zihniyetteki anne haliyle çocuğunun  her hareketine, her sözüne eleştiri ve müdahale edecek çünkü doğru diye bildiği yanlışla büyüdü.
Ve bu müdahalelerin zaman içinde çocuğun  kişilik gelişiminde derin sıkıntılar oluşturacağını uzmanlar açıkça bize ifade ediyorlar.
Sorunlu, güvensiz ve daha kim bilir hangi sıkıntılara gebe bir nesil topluma karışıyor.
Vaktinde yanlışa neşter vurmada gecikmek ve geçiştirmek o yanlışın büyüyüp toplumu etkileme boyutuna ulaşmasına seyirci olma gafletine getirir.
Evet tabii ki sorgulayan, fikir üreten, yanlış karşısında elif gibi doğru ve dik duran bir gençliktir, özlenen ve istenen.
Aynı zamanda dinleme saygısını ve sabrını da öğrenmiş bir gençlik…
Dinlemenin öğrenmenin ilk basamağı olduğunu zihnine kazımış bir gençlik…
Gencin, bedeni  büyürken her aşamasında emek ve gayret gösteren annesinin, ruhunun ilmek ilmek gelişmesine tesir edecek ve hayat rehberi olacak sözlerini dinlemesinin önemini göz ardı etmemesi gerekiyor.
Biz ebeveynlere çok iş düşüyor; azim ile istikrar ve sabır ile  yanlışa  yerinde dokunuş doğruya vaktinde takdir şart.
Bu müdahaleler onun karakter gelişiminde ciddi sağlamlık oluşturacaktır.
Sağlam bir nesil toplumun mihenk taşı özelliğini taşır.
Nagehan İpek
Kaynak: CocukveAile.Net
www.NurNet.Org

Sende yorum yazabilirsin