Uzay Bulutları

Süpernova ismini duymuşsunuzdur. Enerjisi yani ömrü biten büyük yıldızların şiddetle patlamasına verilen addır. Bir ‘süpernova’nın parlaklığı Güneş’in parlaklığının yüz milyon katına varabilir.

Aslında bir yıldızın ölümüyle, başka yıldızlar da yaratılmaya başlar. Süpernova patlamasıyla çevreye bir anda gaz ve toz bulutları salınır. Bu arada farklı gazlar reaksiyona girer ve etraf renklenir. Görkemli uzay tabloları böyle işte böyle yaratılır.

Nebula ya da bulutsu, uzayda bulunan ve geniş alanlara yayılmış olan gazlar, toz, hidrojen, helyum ve diğer iyonize gazlardan oluşan bulutsu yapılara verilen isimdir.

Uzay her an yeni yaratılışların sahnesidir. Uzayın bir yerlerinde her an bir yıldız doğar, bir başka yerinde bir yıldız ölür. Bir yıldızın ömrü milyonlarca yıl olsa da uçsuz bucaksız göklerde, yüz milyarlarca galaksinin sayısız köşelerinde bu doğum ve ölümler cereyan eder. Yani, kâinattaki yıldız doğum ve ölümlerinin yeryüzündeki insan doğum ve ölümlerinden geride kalmadığını söyleyebiliriz.

İşte, birçok yıldız dünyaya getirmiş, birçoğuna da hamile olan bir bulutsu (nebula). Bizim galaksimiz içinde, Dünyamıza 1500 ışık yılı mesafede, Orion bulutsusu. Yani biz onu bugünkü haliyle değil, yaklaşık olarak dünyada Asr-ı Saadetin yaşandığı çağdaki haliyle görüyoruz. Şöyle de diyebiliriz:

Bugün Orion bulutsusunun bir yerlerinden Dünyamıza bakan birisi olsaydı, gezegenimizin o zamanki halini seyredebilirdi.

Orion nebulasının bize ancak 1500 senede uzanan ışığı, bulutsunun bir ucundan diğer ucuna da ancak 75 senede ulaşabiliyor. Ve bu dev nebula, halen genişlemeye devam ediyor.

Bulutsunun merkezinde, genişliği 40 ışık yılını bulan bir alanda, hummâlı bir yıldız üretim faaliyeti devam ediyor. Bu faaliyetlerle de, göklerin en güzel manzaralarından biri sunuluyor nazarımıza; rengârenk perdeler içinde.

“Bu kâinattaki görünen bütün güzellikler öyle bir güzelden geliyor ki, bu mütemadiyen değişen ve tazelenen kâinat, bütün mevcudatıyla aynadarlık dilleriyle, o güzelin cemalini tavsif ve tarif eder.” (Bediüzzaman, Şualar)

Ne güzeldir; bu âleme gelen bir güzellikle gelir, buradan giden de bir güzellikle gider. Bu geliş ve gidişler arasında da envai çeşit güzellikler yaşanır. Çünkü hepsi de Esmâ-i Hüsnâ’dan, yani bütün güzelliklerin kaynağı olan İlâhî isimlerden birer tecellîdir. Ancak güzel bakabilenler, güzellikleri görebilir.

Aslınur Bahar – Zafer Dergisi

Sende yorum yazabilirsin