Etiket: "risale-i nur"

Kaldır Siyah Perdeleri Aradan

Ve bir canlının ölümüyle başka canlıya geçen atomlar, yeniden özel dizilişler, cansızlardan, bitkilere, bitkilerden hayvanlara ve insanlara, hayvanlardan bitkilere veya insanlara geçişlerdeki güzellikler ve hareketler hangi sanat eserlerinde vardır ki? Sanatsever insanlar bunları hiç düşünürler mi? Veya onları yapan sanatçılar, kendi eserleriyle bu ilahi sanat eserlerini kıyaslarlar mı? (Dr. Selçuk Eskiçubuk’un yazısı..)

Devamını oku ›
POT KIRMAK, PUT KIRMAK Meselesine Belgelerle Bakış

POT KIRMAK, PUT KIRMAK Meselesine Belgelerle Bakış

“Diyanet Risaleleri tahrif ediyor” denince, Diyanet’in mevcut Risale-i Nur metinlerinden farklı bir neşir yaptığı, bazı kelimeleri değiştirdiği anlaşılır. Hâlbuki Diyanet, Üstadımızın tashihinden geçen ve vârislerinin kontrolünde olan Envâr, Sözler, İhlâs Nur gibi neşriyatların nüshalarını esas almış. Adı geçen yayınevlerince neşredilen metinlerde de söz konusu kelime “pot kırmak” olarak geçiyor. Yani, Diyanet farklı bir tasarrufta bulunmamış, bir tahrif yapmamış.

Devamını oku ›
Namaz Tesbihatının Faziletine Ait Gönderilen Mektubdur

Namaz Tesbihatının Faziletine Ait Gönderilen Mektubdur

Kardeşlerimizden birisinin namaz tesbihatında tekâsülüne binaen dedim: Namazdan sonraki tesbihatlar, tarîkat-ı Muhammediye’dir (A.S.M.) ve velayet-i Ahmediye’nin (A.S.M.) bir evradıdır. O nokta-i nazarda ehemmiyeti büyüktür.

Devamını oku ›
İslam Dünyası Risale-i Nur’a Büyük Alaka duyuyor. (Mart 1999)

İslam Dünyası Risale-i Nur’a Büyük Alaka duyuyor. (Mart 1999)

Mısır Risâle-i Nur’un fütûhâtı, dünyânın muhtelif yerlerinde farklı isti’datların inkişâfı ve sâhip çıkması şeklinde devâm ediyor. Geçtiğimiz Ramazân-ı Şerifte, Arap âleminin en büyük yazarlarından olan Ahmed Behçet’in, El Ehrâm gazetesindeki köşesinde, tam otuz beş gün fâsılasız Bediüzzaman Hazretlerinin dâvâ metodu ve Risâle-i Nur’dan bahsetmesi bunun sâdece bir delili. Ahmed Behçet; geniş kültürü ve te’sirli yazılarıyla Arap âleminde temâyüz etmiş bir […]

Devamını oku ›

Ne Zamanki Ayetü’l-Kübra Gibi Ders Kitabı Yazarsanız..

Bilimler güya bize evreni anlatacakken, konuşan kâinatı lal bıraktı, dilsiz hale çevirdi. Kafalarındaki şirki, inkârı, nihilizmi Allah’ın insan için hazırladığı hizmetçileri olan varlıklara yaydılar. Onları, birer harf iken müstakil, bağımsız varlık haline getirdiler. Bediüzzaman bilimlerin bu şirk vaveylasına isyan etti, bütün varlıkları Allah adına konuşturdu… (Prof. Dr. Himmet Uç’un yazısı..)

Devamını oku ›