“Rabbimiz bu kâinat makinasını ve yasalarını kurmuş, herşey bu mekanizma ve kurallar gereği otomatik olarak kendi kendine işliyor”dan fazla verecek bir cevabımız var mı!? Bunu geçtik, bu cevabın doğruluğuna herhangi bir delil – gözlemimiz var mı!? Yani bu sözümüz kâinatta karşılığı olan “bilgi” temelli bir söz mü, yoksa “inanç ve iddia” temelli bir ezberi mi tekrarlıyoruz sadece!? (Ayhan Küflüoğlu’nun yazısı..)
Devamını oku ›Etiket: "risale-i nur"
Bulgaristan ve Yunanistan Ziyareti (Ruba Vakfı)
Birlikte Filibe’den Sofya ya geçerek baş müftülükle görüşüldü. Ve bundan sonra abilerin tercümesine vesile oldukları Bulgarca mealli Kur’an-ı Kerim’in müftülük tarafından basılmasına ve ayrıca inşaallah müjdeli olarak da tercüme edilen Bulgarca Risale-i Nurları da basmak istediklerini ifade etmişler. Dua ve himmetlerinizle inşaallah Rumeli bostanları çiçeklerini açıyor..
Devamını oku ›Batıdan Gelen Manevi Buhran ve Bediüzzaman’ın Çözümü
Bugün Batı Dünyasında Hristiyanlık, Doğu Dünyasında ise İslamiyet ve diğer dinler hüküm sürüyor. Genellikle Peygamberler doğudan, felsefeciler ise batıdan çıkmıştır. “Din” ve “felsefe”, tarih boyunca toplumları etkileyen iki faktör olmuştur… (Dr. Selçuk Eskiçubuk’un yazısı..)
Devamını oku ›Tahirî Mutlu ve Zübeyir Gündüzalp Ağabeyler Dualarla Anıldı
1900 yılında Isparta’ya bağlı Atabey ilçesinde doğan Tahirî Mutlu ağabey 1920 tarihinden itibaren dört yıl demiryollarında askerlik yaptı. Savaş sonrasında gazilik unvanı ve madalyası aldı. Kendisine gazilik maaşı da bağlandı. Ancak, o bu maaşı almadı… Zübeyir abi ise Üstad tarafından adı değiştirilir ve 1948 yılında İlk defa 5 Mart 1948’de tutuklanır. Üstad’la birlikte Afyon’da tevkif edilerek altı ay tutuklu kalkmıştır. Yanlışlıkla tahliye edildiği zaman, sırf Üstadından ayrılmamak için tahliyesinin yanlış olduğunu bildirerek tekrar cezaevine girer.. Allah gani rahmet eylesin (Çetin Kılıç’ın yazısı..)
Devamını oku ›Kahraman Zübeyir Gündüzalp’i Rahmetle Anıyoruz (2 Nisan 1971)
Hayatı İslâmın dert ve çilesi ile geçmiş, davası yolunda birçok meşakkatler çekmişti. Meşakkatler karşısında yılmayan bir kimseydi. Kur’ân davasına bağlılığın müşahhas bir timsâli, sıddıkıyetin mümtaz bir ferdiydi.
Devamını oku ›









