Etiket: "Said Yüksekdağ"

Günah işlemek îmânsızlıktan mı geliyor?

Günah işlemek îmânsızlıktan mı geliyor?

     Biz Müslümanların en büyük baş belâsıdır günahlar. Bir türlü yakımızı bırakmazlar, kalbimizi ve ruhumuzu yaralar, ahirette ebedî hastalığımız olurlar. Peki, biz nasıl oluyor da günah işliyoruz? Yoksa günah işlemek imânsızlıktan mı geliyor? Bu vesveseli suallerin cevabını bulabilmemiz için nefsimizi ve hissiyâtımızı tanımamız lâzım.      Nefis, bir şeyin zâtı, kendisi, hakikati; ruh, kalp, can; ruh ile bedenden mürekkep […]

Devamını oku ›
Cenâb-ı Hakk’ın İbâdetimize İhtiyacı Var Mı?

Cenâb-ı Hakk’ın İbâdetimize İhtiyacı Var Mı?

     Gerçekten Cenâb-ı Hakk’ın bizim ibadetimize ihtiyacı var mı ki Kur’ân’da pek çok âyette ısrarla ve şiddetle ibâdeti emrediyor?      Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri “Evet Cenâb-ı Hak senin ibâdetine, belki hiçbir şeye muhtaç değil. Fakat sen ibâdete muhtaçsın, mânen hastasın. İbâdet ise, mânevî yaralarına tiryaklar hükmünde olduğunu çok risâlelerde ispat etmişiz. Acaba bir hasta, o hastalık hakkında, şefkatli […]

Devamını oku ›
Niçin İbâdet Ederiz?

Niçin İbâdet Ederiz?

Her şeyden önce, biz insanların yaratılış gayesi olduğu için ibâdet ederiz. Çünkü Allah, biz insanları kendisini tanıyıp îman etmemiz ve ibâdette bulunmamız için yaratmıştır. Bu husus Kur’ân-ı Hakîm’de “Ben insanları ve cinleri ancak bana ibâdet etsinler diye yarattım.”1 âyetiyle beyan edilmiştir. Bu yüzden birer mü’min olarak, bu âyet-i kerîmenin ifade ettiği yaratılış gayemize uygun şekilde hareket eder, Hâlık’ımıza karşı ibâdet […]

Devamını oku ›
İbâdet Nedir?

İbâdet Nedir?

İbadet, Arapça kökenli bir kelimedir. Sözlükte; boyun eğmek, itaat ve kulluk etmek anlamına gelir. Terim olarak ise kulun Allah’a saygı, sevgi, şükür ve minnet duygularını ifade etmesi ve Allahû Teâlâ’ya karşı tekbir, takdis, hamd gibi vazifelerini, Onun emrettiği tarzda yerine getirmesidir. Başka öz bir ifade ile gönülden Allah’ın yap dediklerini yapmak ve yasakladıklarını yapmamaktır. Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin tarifine göre […]

Devamını oku ›
Risâle-i Nûr’u def’alarca usanmadan okuyan her nûr talebesi şu soruyla muhatap olmuştur: “Risâle-i Nûr tefsir midir?” (Said Yüksekdağ)

Risâle-i Nûr ve Tefsîr

Risâle-i Nûr’u def’alarca usanmadan okuyan her nûr talebesi şu soruyla muhatap olmuştur: “Risâle-i Nûr tefsir midir?” Öncelikle tefsîrin ne olduğuna ve kaça ayrıldığına değinmek istiyorum. Tefsîrin âlimler arasındaki en yaygın anlamı: “Kur’ân-ı Kerim’in mânâlarını keşfetmek, ondaki müşkil ve garîb lâfızlardan kastedilen şeyi beyan etmektir.”1 Tefsîrciler, öteden beri tefsîr çeşitlerini genellikle “rivâyet tefsîri” ve “dirâyet tefsîri” olmak üzere iki ana kısımda […]

Devamını oku ›