Etiket: "Said Yüksekdağ"

İnsanın en birinci üstadı validesidir

İnsanın en birinci üstadı validesidir

“Bir çocukla konuşup söz anlatmak, bir feylesofla konuşmaktan aşağı değildir.”1 diyen Bediüzzaman Hazretleri ebeveynlerin özellikle de vâlidelerin sorumluluğunun ne derece ehemmiyetli olduğunu ifade etmiştir. “Rahmet-i Rabbâniyenin en hürmetli, en halâvetli, en lâtif ve en şirin bir cilvesi olan şefkat-i vâlide, hakâik-i kâinat içinde en muhterem, en mükerrem bir hakikattir. Ve vâlide, en kerîm, en rahîm, öyle fedakâr bir dosttur ki, […]

Devamını oku ›
Ubudiyyet

Ubudiyyet

Ubudiyyet, “Allah’a teslim olup, Kur’ân ve Peygamber vâsıtası ile verilen emirleri aynen icra ve tatbike çalışmak.” demektir. Biz insanların da yaratılma gayesi budur. Zira Cenâb-ı Hak “Ben cinleri ve insanları ancak bana ibâdet etsinler diye yarattım.”1 buyurmaktadır. Ubudiyyet, biz insanların fıtrî vazifesi olup, herhangi bir beklenti içerisinde olmamamız gerekirken maalesef ubudiyyetimize dünyevî gayeleri alet ediyor ve ihlâstan uzaklaşıyoruz. İşte bu […]

Devamını oku ›
Evlilik aşkı öldürür mü?

Evlilik aşkı öldürür mü?

     Evlilik hayalleri kuranlar muhakkak ki, “Aman ha evlenme! Evlendikten sonra aşk meşk kalmıyor. Bekârlık gibisi yok!” sözleri çokça duymuşlardır. Her ne kadar bu sözleri sarf edilse de hemen inanmamak lâzım. “Acaba bu sözler ne kadar doğru? Bunu söyleyenler neye dayanarak böyle söylüyorlar?” gibi sorular sorarak, akıl terazisi ile mihenge vurmak, mantıklı cevapların peşine düşmek ve asla ümitsizliğe kapılmamak […]

Devamını oku ›
Tesettür farzdır

Tesettür farzdır

      Tesettür; “s-t-r” kökünden ve “setretmek” fiilinden türemiştir. Lûgatte örtünmek, gizlenmek, bir şeyin içinde veya arkasında gizlenmek mânâsına gelmektedir. Bir fıkıh terimi olarak ise erkek ve kadının şer’an örtülmesi gereken yerlerini örtmesi demektir. Evet, İlâhî rahmet olarak gelen İslâm dini, esfel-i sâfilîne yuvarlanan insanlığı ıslâh etmek için birtakım emir ve yasaklar getirmiştir. Bu emirlerden birisi de tesettür emridir. Bu […]

Devamını oku ›
Sevmeliyiz, ama nasıl?

Sevmeliyiz, ama nasıl?

     “Biz muhabbet fedaileriyiz, husûmete vaktimiz yoktur”1 diyerek muhabbete yani sevgiye değer veren, sevgiyi önemseyen Bediüzzaman Hazretleri “Muhabbet şu kâinatın bir sebeb-i vücûdudur”2 buyurmaktadır. Muhabbet öyle basit bir şey olsaydı şu kâinatın var olmasının sebebi olur muydu? Evet, bu kâinatın var olmasının sebebi “Levlâke levlâke lemâ halaktü’l-eflâk” Hadis-i Kudsisinde ifade edilmiştir.3 Yani, “Sen olmasaydın (Ey Habîbim) şu kâinatı yaratmazdım” diyen […]

Devamını oku ›