Etiket: "Zafer Karlı"

Risale-i Nur Okumaya Yeni Başlayanlara…

Risale-i Nur Okumaya Yeni Başlayanlara…

Risale-i Nur ile yeni tanışan bazı kardeşlerimiz anlayamamaktan şikâyetçidir. Evet, Risale-i Nur, sair kitablara muhalif olarak başta perdeli gidiyor; gittikçe inkişaf eder. Bunun sebebi ise; “Resail-in Nur’un mesaili; ilim ile fikir ile niyet ile ve kasdî bir ihtiyarla değil; ekseriyet-i mutlaka ile sünuhat, zuhurat, ihtarat ile oluyor.” olmasındandır. (Zafer Karlı’nın yazısı..)

Devamını oku ›
Ahirzaman’ın Özel Münacatı: Cevşen’ül Kebir

Ahirzaman’ın Özel Münacatı: Cevşen’ül Kebir

Yüce Peygamberimiz (asm); “Deccal zamanında mü’minlerin yemeği, meleklerin taamı olan tesbih ve takdisler olacaktır. Kim o günde dilinde tesbih ve takdis olursa, Allah ondan açlığı giderecektir.” demiştir. (Zafer Karlı’nın Cevşen hakkında çok güzel tespitler içeren yazısı..)

Devamını oku ›
Neyi Merak Etmeliyiz? (Risale-i Nur’dan)

Neyi Merak Etmeliyiz? (Risale-i Nur’dan)

“Başkasının dalaleti sizin hidayetinize zarar etmez; sizler, lüzumsuz onların dalaletleriyle meşgul olmayasınız” düsturun manası, “Zarara kendi razı olanın lehinde bakılmaz. Ona şefkat edip acınmaz.” Madem bu ayet ve bu düstur; bizi, zarara bilerek razı olanlara acımaktan men ediyor; biz de bütün kuvvetimiz ve merakımızla, vaktimizi kudsî vazifeye hasretmeliyiz.

Devamını oku ›
Dava Adamını Bekleyen En Tehlikeli Düşmanları Yenmek İçin…

Dava Adamını Bekleyen En Tehlikeli Düşmanları Yenmek İçin…

“Hayat bir faaliyet ve harekettir. Şevk ise matiyyesidir (bineğidir). İşte, himmetiniz şevke binip mübareze-i hayat (hayat mücadelesi) meydanına çıktığı vakit, en evvel düşman-ı şedîd (çok şiddetli ve tehlikeli düşman) olan yeis (ümitsizlik) rast gelir. Kuvve-i mâneviyesini kırar. Siz o düşmana karşı “La takne tu” (“Ümidinizi kesmeyin.” Zümer Sûresi, 39:53.) kılıncını istimal ediniz. (Zafer Karlı’nın paylaşımı..)

Devamını oku ›
Tevbe Suresindeki Haram Aylar Hangileridir?

Tevbe Suresindeki Haram Aylar Hangileridir?

Hicretin 9. yılında nazil olmaya başlayan Tevbe Suresi Mâide sûresinden sonra, Nasr sûresinden önce Medine’de nazil olmuştur. Bu sûrenin ilk âyetleri, Rasûlullah (s.a.v.)’a, Tebûk seferinden dö­nüşü esnasında indi. Bu sırada Rasûlullah (s.a.v.) ile Ehl-i kitap arasında anlaşmalar olduğu gibi, onunla müşrikler arasında da anlaşma ve sözleşmeler vardı. (Zafer Karlı’nın yazısı..)

Devamını oku ›