Kategori: Tarih

Kuruluş, Diriliş ve Direniş

Kuruluş, Diriliş ve Direniş

Muazzam Osmanlı oluşumun çekirdeği, Merv ve Mahan bölgelerinden Anadolu’ya gelen Oğuzların Bozok kolunun Kayı Boyu tarafından atıldı… Büyük göç Ahlat civarında sekiz-dokuz sene kadar soluklanıp (Peygamber Efendimiz de sekiz-dokuz yıllık bir demlenmeden sonra Mekke’yi fethetmiş ve devlet olmuştu) demlendikten sonra, Batı’ya yöneldi… (Yavuz Bahadıroğlu)

Devamını oku ›
Osmanlı’nın “devlet” amacı ve Yavuz Sultan Selim

Osmanlı’nın “devlet” amacı ve Yavuz Sultan Selim

Bu aşiretlerle beyliklerin arasında sadece Osmanlılarda “Devlet tefekkürü” vardı… Bu yüzden Osmanlılar kısa ve uzun vadeli hedeflere sahiptiler… Başıboş değil, güçlü ve etkileyici bir amacın peşine takılıp Anadolu’ya gelmişlerdi…
(Yavuz Bahadıroğlu)

Devamını oku ›
İslam Güneşinden Nasip Alamayanlar

İslam Güneşinden Nasip Alamayanlar

Hz peygamberimizin (S.A.V) Mekke fethinden sonra Hz Hamza’yı şehit eden en azılı düşmanları Vahşi ve Ebu Cehilin eşi Hind’i af etmesidir. Hz peygamberimizin (S.A.V) eğer isteseydi azılı düşmanları Vahşi ve Ebu Cehilin eşi Hind’i öldürerek öcünü alabilirdi.Fakat onları af etme yoluna gitmiştir.Bu olay aslında Müslümanlar için örnek alınacak önemli bir olaydır.

Devamını oku ›
İslam Birliği ve Yavuz Sultan Selim: Niçin İran Seferi? (3)

İslam Birliği ve Yavuz Sultan Selim: Niçin İran Seferi? (3)

İslam birliğinin ehemmiyetini çok iyi bilen dindar, şuurlu ve âlicenap Kürt Beyleri, bu büyük Çaldıran muzafferiyetinden sonra, Osmanlı Devleti’ne itaat etmenin zaruretini anlamışlar ve yeni bir devlet kurmak yerine, Osmanlıya iltihak etmelerinin daha faydalı ve zaruri olduğunu ifade etmişlerdir…
(Mehmed Kırkıncı)

Devamını oku ›
İslam Birliği ve Yavuz Sultan Selim: Niçin İran Seferi? (2)

İslam Birliği ve Yavuz Sultan Selim: Niçin İran Seferi? (2)

Hicri 920 senesinde üç ayların başladığı Receb-i Şerif’in ilk gününde Çaldıran Ovası’na erişildi. Sultan Selim Han’ın ve ordusunun kararlı, kendinden emin ve şecaatli vaziyeti havaya hâkim oldu. Asker o geceyi maddi ve manevi manada uyanık geçirerek, âdeta gayb âlemi ile ülfet içerisine girdiler…(Mehmed Kırkıncı)

Devamını oku ›