Nura Aç, Ziyaya Muhtaç Kamboçya’da Bir Dershane Daha Açıldı

Filipinlerden 3 Ehli Hizmetin 3 Günlük Bayram Seyahati

Asselamu Aleykum Ve Rahmetullahi Ve Barakatuhı Ebeden Daimen

Alemlerin Rabbi olan Allaha, yarattığı mahlukat ve onların hikmetleri adedince hamdü senalar ederiz ki Subhanallah diyerek Onu her türlü kusurdan takdis ederiz. Ve onun Seyyidi ve Resulu ve Habibi ve Kulu olan iki cihan Güneşi olan Efendimiz Hz Muhammed (SAV)’e ve Onun Al ve Ashabına salatu selam ederiz. Şark’tan Garb’a, Şimal’den Cenub’a farklı simaların, farklı dillerin farklı kalplerle ettikleri salâvatları onların namına Efendimize takdim ederiz.

Öncelikle bütün Âlemi islamın, Ana Vatan Türkiyemizin hususan bütün cemaatimizin geçmiş bayramını kutlar, hayırlara vesile olmasını Rahman ve Rahim olan Allah’tan cc niyaz ederiz.

Ramazan bayramından hemen önce Filipinlerde Riza abilerle yaptığımız istişare sonucu Ramazanın birinci günü itibari ile Cambodia , Vietnam ve Tayland taraflarına , Zambuanga Medresesinde kalan ve 4 senedir Filipinde olan Mustafa abi ve Erdem abiler ile bir program yapma kararı almıştık. Çünkü bu bölgelere filipinden iki filipinli vakıf abi gönderilmiş ve dersaneler açılmıştı. Bizde hem bu abilerimizle hemhal olma, hem bölgeyi daha da yakından tanıma, hemde orada daha önce tanıştığımız cemaat ile buluşmak ve en önemlisi Kamboçyanın Başkenti Phmom Phen’de bir dersane açmak gaye ve hedefi ile Türkiyeden ve Filipinden abilerin maddi manevi destek ve duaları ile Bayramın 1. Günü maniladan Siem Reap şehrine geldik.

15 milyon nüfüsu olan ve yarım milyona yakın müslümanın yaşadığı Kamboçyanın en turistlik sehridir Siem Reap. Budizm resmi dinleridir. 1000 yıllık bir tarihe sahip olan Angkor Budist Tapınağı en önemli ziyaret merkezidir. Önemli bir nokta ki hizmetimize bakan vecihtir buraya gelen turistler hıristiyanlıktan aradığını bulamamış, inandıklarından tatmin olamamış yeni bir inanç arayışı ile bu taraflara gelmesidir. Rabbim en kısa zamanda burada güzel bir dersane nasip etsin ki bu insanlara oluk oluk nur eserlerini akıtalım aradıkları Hak dini bulmalarına vesile olalım. Amin

Daha sonra 4-5 saat uzaklıktaki başka bir şehir olan Kampong Cham’a geçtik. Kampong Cham şehrinde Isparta Mekke Kuran Kursu, 200-300 telebeye iman Kuran hizmeti sunacak, hafız ve ilim insanı yetiştircek ve manası, maddi degerlerle ölçülmeyecek bir Kurs yaptırıyor. Allah ebeden yüzbinler razı olsun. Ağrıdan Nusret hocamın tabiri ile bunun sevabını bizim havsalamızın alması mümkün degildir. Ecri rabbimizde gizlidir inşallah. Aynı zamanda bu abilerimizin maddi manevi desteği ile filipinden vakıf olarak gelen Abdurrahman abinin sebatı ile güzel bir nur dersanesi açmıştık bizim niyetimizde başkentte dersane açmaktı.

Aynı gün akşam Abdurrahman abimizle başkent Phnom Phen’e geçtik, kalmak için uygun bir otel bulup eşyalarımızı bırakıp akşam ve yatsı namazlarını eda etmek için camiye gitme kararı aldık. Tuk Tuk dedikleri fayton tarzı bi araçla tık tık camiye gittik. Cami türk mimarisine göre inşa edilmiş Bahreyn menşeli bir cami halen yapımı devam ediyor. Camide Namaz (Salah) ile tanıştık . Yani namaz isminde bir abi. Çok güzel ingilizcesi var üniversiteyi hızlı bir şekilde burada tamamlamış sonra uzun bi dönem Mekke Medinede kalmış ve medrese eğitimi almış biri fusha arapça da konuşuyor.

Biz kendimizi tanıttık neden burada olduğumuzdan vs bahsettik, bize yardımcı olacağını ifade etti ve ertesi gün için sözleştik. Yine aynı akşam yatsı namazında Ulvy diye bir kardeşle tanıştık. İsmiyle müsemma çok ulvy bir kardeş buranın en kaliteli üniversitelerinden birinde okuyor. Bu üniversitenin rektörü de budistmiş müslüman bir hanımla evlenince islama girmiş. Ulvy kardeşin yanımda ailesi yahudi olan bir fransız da vardı. Budist olmak için gelmiş ama müslüman olmuş bu ulvy kardeşte ona temel islami bilgileri öğretiyor. Bu kardeşimizlede biraz muhabbet edip ondan da ertesi gün için söz aldık ve otelimize döndük.

Başkent Phnom Phen çok güvenli bir şehir. Çok sayıda büyük üniversite var. İngilizce orta seviyede konuşuluyor ama ögrencilerin çoğu ingilizce biliyor. Şehir ferah ve geniş, trafik yok denecek kadar az.

Çok münbit bir zemin. Çok büyük camiler inşa ediliyor. Nurlara müteveccih, iman hakikatlerine müştak çok hoş bir cemaat ile karşılaştık. Hizmetimizin dünyada en geç kaldığı yerlerin başında Kamboçya gelse gerek. Bu kadar münbit hizmet zemini olupda bizim daha yeni dersane açtığımız başka biyer yoktur zannederim.

Rabbim bizi ataletten kurtarıp, Kuran ve iman hakikatlerini yaymakta şevk ve gayret versin. Annem bayramda mesaj atıp endişelendiğini söylemişti. Lisanı hali ile bayram bayram o tehlikeli yerlerde ne işiniz var diyordu. Ben de cevaben dedimki,

Annecim bu topraklar, bu diyarlar çok fazla kan içmiş kana doymuş yerler ama nura aç , ziyaya muhtaç bölgeler. Bizim kanımıza çok muhtaç değiller ama elimizdeki nurlara ve ziyalara çok muhtaçlar. Korkmayın Allah Hafizi Mutlaktır. Hicret edenleri yollarda perişan edecek değildir. Maddi çok savaşların yaşandığı bu diyarlarda çok kan dökülmüş, çok canlara kıyılmış. İnşallah nurun manevi savaşları ile de çok hayatlar kurtarılacak, çok ziyalar yayılacak. Rabbim uzun ve hızlı bir hizmet hayatı verip bu arayı kapatmamız için bize fırsat versin. Amin

2. Gün itibariyle Salah abimiz ve Ulvy kardeşimizle buluştuk. Abi bizi arabası ile aldı ve medrese kiralamak için yer bakmaya başladık. Bir kaç yer dolaştık. Bir yandan da Salah abimizle muhabbet ettik ve tanımaya çalıştık. Kendisi buralarda gayri müslimlere Dava yapılmadığında ve medreseden yetişen talebelerin liseyi zor bitirdiğinden ve topluma entegre olamadığından yakınan bunu dert edinen bir zat. Biz daha sonra Üstad Hazretlerinden ve Risale-i Nurdan bahsettik, medrese sistemini anlattık ve kendisi şunu söyledi

‘eğer böyle bir gaye ile gelmişseniz verin elinizi sıkayım deyip elimizi tuttu ve ben yıllardır bu gençliğe projeler üretiyorum ama bir türlü bunu hayata geçireceğim birilerini bulamıyorum inşallah sizlerle bunların bazılarını yaparız’ dedi.

Kendisinin ” Youth Education and Organization” isminde gençler için bir vakfi da varmış. Daha da önemlisi bu abimiz Kuran’ı Kerimi Arapça’dan Kamboçya diline çeviren heyette yer almış ve çeviri yapan bir komitenin başında bulunuyormuş. Biz bunu duyunca çok daha fazla sevindik ve Akıllı telefonu vardı ona bütün dillerden Külliyatı indirdik. İnşallah hastalar risalesini okuyup çevireceğini hatta bütün külliyatı bu komite ile çevirmek istediğini söyledi. Binler elhamdulillah O gün, gün boyu yerler aradık, farklı yerlere camilere gittik çok insanlarla tanıştık. Amerikalı bir ingilizce öğretmeni ile tanıştık. Bir kaç sene olmuş müslüman olalı ve başka bir çok kamboçyalı müslümanlarla muhabbet ettik. Ve tekrar otelimize döndük.

Bayramın 3. Günü Ulvy kardeşle buluştuk salah abide gelecekti ama eşi hastalanmış gelemedi, camiye yakın helal bi restorantta kahvaltı yaptık. Hemen kahvaltı bitince yanımıza bir kamboçyalı müslüman yaklaştı ve ev bulduğunu söyledi. Tanımadığımız biriydi. Bu abi bizi bir teyze ile tanıştırdı. Bu ablamızın kocası Milli Savunma Bakanlığında üst düzey bir makamı varmış daha sonra kocası ile de tanıştık. Budist bir aile. Bu ablamız bulduğumuz evin sahibini bizzat aradı her şeyimizle ilgilendi ve anlaştık ve bayramin 3.günü biz asıl bayramımızı yaptık.

Biz Ehli hizmetler için bundan daha güzel bir bayram hediyesi olabilirmi?

Dersane olmayan koskoca bir beldede Rabbim kısa hicretimizin mükafatı olarak 2 katlı çiçek gibi bir dersane nasip etti. Sevincimizi, mutluluğumuzu tarif etmek mümkün değildi. Rabbim ihlasımızı arttırsın amelimize istikamet versin. O gün ev sahibi ile anlaştık anahtarları teslim aldık ve temel ihtiyaçları tamamlayıp dersanemize girdik.

İlk cemaatle namazımızı kıldık, tesbihatımızı yaptık ve güzel başlıklı bir akşam yemeği yedik. Binler afiyet olsun. Ulvy kardeşimiz bu 3 günde bir an bile olsun yanımızdan ayrılmadı, elimiz ayağımız rehberimiz oldu ve aynı zamanda dersanemizin ilk Kamboçyalı talebesi oldu elhamdulillah. Ve çok aciptir biz sonradan okuduk. Ulvy kardeş kendi facebook sayfasına hep beraber çektiğimiz fotoğrafı koyup şöyle bir yorum yazmış

“Allah cc her yüzyıl başında imana ve Kurana hizmet etmek için bir topluluk gönderir” bu gelenler o topluluktur manasında ki yorumu ve yazdığı hadis bizi şaşkınlıkla ve hayretle şükre sevketti. Rabbim layık eylesin. Yapılan ihlaslı hizmetler hürmetine bizim kusur ve hatiatlarımızı af ve mağfiret eylesin. Amin

Hülasa, Elmayı yaratan zat, baharı da, mevsimleri de, dünyayı da , kainatı yaratan Zattır. Sivrisineğin gözünü halk eden zat manzumeyi şemsi yaratan Zattır. Gözü renkleriyle, kulağı sesleriyle, dili tatlarıyla yaratan da aynı zattır. Rıza abiler 10 sene önce Filipinler’e, Hasbi abiler 10 sene önce Endonezya’ya, Emre abiler yıllar önce Japonya’ya ve diğer bütün abiler dünyanın dört bir tarafına yıllar önce gidip hepsi de binlerce kat fazlasıyla aynı ikrama, aynı ihsana, aynı inayete ve çok büyük nimetler, lütuflara mazhar olmaları bütün bunların arkasında iş görenin aynı Zat olduğunu ve bütün bu hizmetlerde desti kudretin işlediğini bizleri sadece vesile kıldığını bilmek ve hakkal yakin anlamak çok daha büyük bir lezzet oldu bizler için. Yüzbin şükür, yüzbin elhamdulillah diye burada abilerle bir tefekkürde bulunup birinci elden bütün bunlara vesile olan Üstad Bediuzzaman Hazretlerine binler dua ettik. Allah ebeden razı olsun.

Filipin Nur Talebeleri Namına ibrahim Kara / ibokara2003@hotmail.com

www.NurNet.org