Etiket arşivi: Çetin Kılıç

Şöhret Divaneleri

Şöhret, riyadır ve kalbi öldüren zehirli bir baldır. İnsanı, insanlara abd ve köle yapar. Yani, nam ve şöhret isteyen adam; halklara kendini beğendirmek, sevdirmek için, insanlara riyakârlık, dalkavukluk yapar. İnsana lâyık olan şöhret değil, tevazudur. Böyle bir durumdan hoşlanılmamalı bilakis tövbe etmeli pişmanlık duymalı.

Şöhret hırsı, riyakârane halklara görünmek ve umumun nazarında mevki sahibi olmak, ehl-i dünyanın her ferdinde az çok vardır. Hattâ bazılarında hayatını feda eder derecesinde vardır. Şöhret divanelerinden birisi, namaz kılınacak yeri pislemiş, tâ herkes ondan bahsetsin. Hattâ ondan lanetle de bahsedilmiş de, şöhretperestlik damarı kendisine bu lanetli şöhreti hoş göstermiş diye darb-ı mesel olmuş. Oysa şöhretperestliğe mübtela adam cemaatin nazarında esfel-i safilîne en aşağı seviyeye düşer, âlem-i İslâmın nazarında maskara olur. Şöhret, insanın malı olmayanı dahi insana maleder.

Şöhretperestlik, şan ve şeref perdesi altında umumun teveccühünü kazanmak, nazarları, dikkatleri kendine çekmek, enaniyeti okşamak ve nefs-i emmareye bir makam vermektir ki bir ruh hastalığı olduğu gibi “şirk-i hafî” yani gizli şirktir. Riyakârlığa, hodfüruşluğa kapı açar, ihlası zedeler. Şöhretperestliğinin ne kadar faidesiz, manasız, geçici, muvakkat bir sersemlik olduğunu bilmeliyiz.

İslamiyette benlik ve gösteriş, şöhretperestlik kabul edilmez red edilmiştir, şöhretin hiçbir kıymeti yoktur. Aklı başında bir insan, fânilerin sahte iltifatlarına kıymet vermez ve arkasına dönüp bakmaz, şöhret gidince insanın elinde günahlar ve eğlencelerden gelen yaralar, bereler, kederlerden başka bir şey kalmaz. Büyük zatlar bütün hayatları boyunca şan ve şöhretten, hürmetten kaçmış ve insanlardan istiğna etmişlerdir.

Çetin Kılıç

Kaynak
Risale-i Nur Külliyatı

Sağlıklı Yeme, İçme

Allah insanı nasıl görmek istediyse Peygamber(sav)’de aynısı tezahür etmiştir, O’na(sav)’e varamazsın ama yaklaşmaya çalışmalısın, zira her şey dünya, ahiret her şeyin en iyisi orada ahlak, mutluluk, sağlık, Resûlullah’ın hayatını taklit etmede. Bu gün biraz sağlık konuşalım. Mısırdan gelen doktor’a Peygamber efendimiz(sav) “Ben ve ashabım hasta olmayız” buyurmuş, bunu söyleyebilecek kaç kişi var dünya üzerinde.

Acıkmadan yemeyiz birincisi bu, acıkmak, midemizin guruldayıp beynimize sinyal göndermesi demek değildir, acıkmak, yiyeceklerin hücreler tarafından da yenilmesi zamanıdır, iki öğün arası minimum 8 saat olmalı insanın herhangi bir ağır işi yoksa bir yumruğu kadar gıda 24 saat kendisine yeterlidir, fazla yemek vücutta kalır, damarları tıkar tansiyon, kolostrol yapar, aynı, makinanın kireçlenmiş hortumu gibidir. Vücut acıkınca damarlarda birikenlerden gıda ihtiyacını karşılamaya başlar, böylece damarlar açılır tıkanma riski ortadan kalkar, acıkmanın bir tarifi de bedenin yakacağı bir şeyi kalmaması halidir.

Tam doymadan kalkmalı, Ehlullah günde bir defa yerdi, insanoğlu iki sefer yemeli, cennet halkı gibi olmak istiyorsan günde iki defa yemelisin. Fazla yemek kadında basen, erkekte göbek yapar. Timsahlar yılda 2 defa yemek yerler, diğer hayvanlara bakınca çok seyrek yemek yediklerini görürüz, insan nefsiyle imtihan olduğu için farklı imtihanlara tabi tutulmuş, fazla yemek yemekte nefsine yenik düşmekten kaynaklanıyor, tıpkı tiryakilik gibi, o saat geldiğinde yemek yemesi için nefsi onu zorluyor adeta.

Açlık yokluktan hayırlıdır. Yemekte ve yemekten hemen sonra su içmek mide asitini bozduğundan mide yemekleri öğütmek için daha fazla süre harcıyor, doğru olan yemekten iki saat sonra su içilmesidir. Fazla yemekten dolayı vücutta artık gıda oluşuyor, vücutta artık gıda varsa teheccüt namazına, sabah namazına zinde bir şekilde kalkılamıyor, uyansa bile kalkamıyor, temiz vücutta ise kalkmak için saate bile ihtiyaç kalmıyor.

Kolostrol de artık gıda demektir. Vücudu kanın hücumundan korumak için hacamat olunmalı, kanın hücumu tansiyon demektir, tansiyon kalorifer kombisi gibi hatlarda belirli miktar su belirli basınçla dolaşır, su fazla olursa veya basınç çok olursa bir yerden patlatır, vücutta insanın ağırlığının 13 te 1’i kadar kan belirli basınçla dolaşır, fazla basınç, fazla kan olunca en zayıf yerden patlatıyor, en zayıf yer beyin damarlarıdır.

0 kan gurubunda buğday süt A kan gurubunda et tansiyon yapar. Raf ömrünü artırmak için gıdalara konulan E’ler birer bomba gibidir, hepsi sunidir vücuda aşırı zararlıdır. Kuranı Kerimde Allah(cc) gıdaların tadı bozulmadan saklanabileceğini belirtmiş bir kıssada 100 yıl sonra aynı gıda bozulmadan yemek üzere sunulmuş, Müslüman bilim insanları çalışıp bunu bulmalı, tereyağ yapılınca üzerine pekmezle kapanırsa 10 yıl bir şey olmaz eskiler bunu bilir, her gıdanın bir koruyucusu var.

Çok yemek kadar helal ve temiz yemekte çok önemli, dikkat etmeyen insan Türkiye’de bir yılda küçük bir domuz yiyebilir, tabi böyle olunca âdemiyetten çıkıyor hayvanlaşıyor bir bakıma, gayeye maksada ulaşmak isteyen Allah’ın emir ve yasaklarına uyumalı, helal ve temiz gıdayı terk edenin nefsi kalınlaşır. Nimetleri güya ehlileştirdik günde 5 kg süt veren ineğe 30 kilo süt verdirdik o süttende fayda bekledik.

İblis sadece Müslümana değil insanlığa savaş açtı, insanlığı yok etmeye hayvanlaştırmaya çalışıyor. Dikkat edin ve aklınızın bir yerine yazın vücudun organlarının hiç durmadan çalışması için midenin durması gerekir, en az yılda bir ay durmalı mümkünse pazartesi, perşembe oruçları kameri ayların 13, 14, 15 ‘ inci günleri oruç tutarak mide istirahat ettirilmeli aksi halde kalp sektelemeye başlar.

Mide 16 saat boş bırakılmadıkça vücutta temizlik olmaz. Kalp bizim huzurumuzlada yakından alakalı, sıkıntı, elem keder, üzüntü hep kalbimize tesir eder, bunlar içinde mide boş bırakılmalı. Elhasılı kelâm Peygamber (sav) gibi yaşamaya gayret etmeli, hiç olmazsa taklit etmeli. Allah sağlıklı, şuurlu ibadet eden kullarından eylesin. Âmîn.

Çetin Kılıç
Kaynak
M. Ali Bulut

Rüya

Üç çeşit rüya vardır, biri vücudumuzdan haber verir, diğeri yaşadıklarımızın etkisiyle görülen rüyalar, üçüncüsü sadık rüyalardır, sadık rüyalar Allah’ın kuluna verdiği bilgidir. Rüyalarda semboller gibidir okumak için bilgi ilim gerekir, herkese rüya anlatılmaz herkes doğru tabir edemez. Rüya uçak kabinine gelen bilgi gibidir, yakıtın azaldı en yakın hava limanına in yakıt ikmali yap gibi.

Rüya iç alemimizi müşahede etmemizin yoludur, rüya görmeyen çıldırır ben görmüyorum diyen muhtemelen unutuyordur. Uyumamızın nedeni rüyadır desek abartmış olmayız, fevkalade bir alandır rüya, Peygamber efendimiz (sav) sabah namazının ardından sık sık bu gece rüya gören var mı diye sorarmış.

Rüyalarımıza bazen şeytanda mesaj gönderir, sabah kalktığımızda huzursuz olmuşsak bunu kimseye anlatmadan üç defa “euzubillahemineşşeytanirracim” deyip sol tarafımıza tükürmeliyiz. Bilgisayarımıza virüs girdiğinde antivirüs yüklemiş gibi o hadiseyi önlemiş oluruz, üstüne birde sadaka verilirse çok daha güzel olur. Neden korkuyorsan onu görürsün köpek, kedi, fare böyle durumda euzu çek tükür.

İyi rüyayı ehil olan birine kendiyle barışık birine anlat, rüya sıkıntılı mutsuz birine anlatılmaz, rüyayı dinleyen insan rahat, ağrısız, sızısız hatta tokluktan dolayı hazımsız dahi olmamalı, sıkıntısı yoruma etki eder. Allah’ım hayra çıkar diye dua etmeli. Rüya size mutlaka bir şey söylüyordur, mutsuzsanız nasıl mutlu olacağınızı, hasta iseniz nasıl şifa bulacağınızı, işinizi nasıl düzelteceğinizi söyler. Bedeninize bir arıza varsa bunu sıkıntı olarak söyler size, kodlanmış olduğu için okumak ilim gerekir olduğunu tekrar belirtelim. Namaz kılıyor olmak doğru okumak için iyi bir nedendir, zira namaz gözümüzün nurudur nur giderse göz görmez, namaz kılmayan, namazı terk eden insan doğru tabir yapamaz.

Kötü şekilli rüya kötü demek değildir, rüyasında sırt üstü toprağa düşen adam topraktan güç alacak va rakibini yenecek diye yorulur. Cemiyette herkesin yüzüne bevleden insana neslinden alim çıkacak diye yorum yapılır. Hannan olan Allah kulunu bırakmaz, bir annenin evladını koruyup kolladığı gibi kulunu korur, dünyadaki bütün annelerin şevkatini toplasanız Allah ( cc)’nin şevkatinin yanında okyanusta bir damla etmez.

Allah kimseye mutsuzluk, bela yazmaz, yanlış yapan kulunu uyarır, ilk uyarı rüyada olur. Zarara giden koyunun önüne taş atar çoban, dinlemezse taşı üzerine atar bazan kafasını yarar, aynen böylede Allah uyarır tekrar tekrar uyarır her sabah kuluna yepyeni bir sayfa açar bir daha yapmayacak kulum der.

İstihare, hayrı istemek demektir bir işe, bir evliliğe niyet ettiğinizde istihareye yatmak güzeldir, bir rütüeli vardır iyi birinede anlatılabilir, insanın vicdanı zaten haber verecektir, bir ferahlık rahatlama olursa hayır olur, sıkıntı huzursuzluk varsa tekrar düşünmeli bir daha gözden geçirilmeli. Her gün yeniden doğar her sabah taze bir başlangıçtır.

Hayırdır inşallah… Demeli.

Çetin Kılıç

Kaynak M. Ali Bulut.

Uyan

Allah sadece rahmet verir, 600 sayfa Kuranı Kerimde gelmiş geçmiş herşey var, senin adın, atan, kâinat, ahiret aklına gelen gelmeyen herşey. Kuranı Kerim Arapça değildir Allah’ça dır, yani evrensel bir dildir, herkes kul olduğu için Allah kimseyi ayırmamış ve herkese hitab etmek için kendi dilini kullanmış.

Allah esmasını sana yüklemiş, farz ibadetler bu yüklediği esmaları apkreate etmek için yenilemek, yaşayacaklarına uyumlu olman için seni huzuruna davet ediyor, doğal gazlı elektrik santralı yaptın ama gaz bitecek dizele uyumlu hale getirilmesi gerekir, budur apkreta. İnsan ileride başına bir şey gelecek buna hazırlanması için farz namazında huzurda ona öğretilir, şöyle davran böyle davran, iflas edecek kanaatkar ol, zengin olacak cömert ol şımarma, güzel olacak namuslu kal, hasta olacak sabır et, hayırmı şermi sen bilemezsin Allah bilir.

5 duyusunun ardına geçmişleri dinleme, kuyudaki insan gökyüzünden başka bir şey göremezki, ne bilir çimeni ne bilir çiçeği, kendinin dünyasına çeker seni. Ölmeden önce ölünüz diyor Allah Resulü (sav) beden elbisesinden ayrıl. Allah sana kendi ruhundan üflemiş, dua et vereyim demiş, vermeyi istemeseydi istemeyi vermezdi, öyleyse Allah’ta ne var iste sendede olsun, babası çocuğun cebine 100 milyon koymuş çocuk aç geziyor, cebindeki paradan haberi yok, bu günkü insanlık tamda bu durumda.

Nefis kafes gibidir kurtulmalısın o mertebeden, güneşi görmüyorsun diye güneş yok olmaz o var ve sende bunu kabul et. Namaz miraçtır, yükseliştir, beden kafesinden çıkıp meleküt âlemine geçmektir, 18 bin alemi dolaşıp dünyaya dönmektir, miraç eşyanın ardındaki yerdir. Allah sana böyle güç, böyle makam vermiş sen ne yapıyorsun, oysa yaradan ne murad ediyor.

Rum süresi (23), kişinin gündüzde uyuduğunu söylüyor ne demek bu, farkında olmak gerektiğini anlatıyor, kalıplarla yaşama, senden daha aşağıdakilerin seni yönetmesine izin verme, bir dal sigara, bir bardak içki, bir haram bakış seni bulunduğun makamdan düşürmesin, sen Allah’ın konuştuğu yaratıksın, maden değil, bitki değil, hayvan değil, eşrefi mahlukat insansın Ademsin.

Rüyada korkarsan korkmuş olarak uyanırsın. Kalbinin hızlı atışı, yüzündeki ter gerçektir, rüya yalanmıydı. Cep telefonunda uygulamalar zaten yüklü kullan onları, üstündeki örtüyü kaldır gerçeği hakikati gör, rüyadan uyandığın gibi gerçektede uyanacaksın, “insanlar uykudadır öldüklerinde uyanırlar”.

Allah’ın zatı bizim idrak edemeyeceğimiz mertebededir, olmayacaklarla zaman harcama. Allah’ın huzurundan kovduğu şeytan ve avaneleri sizi bilgisizlikten yakalıyor, malayani şeylerle oyalıyor, düşünsenize kainattaki her şey ama her şey size hizmet ediyor, koca bulutlar, rüzgar, yağmur, bitki hayvan meyveler, okyanus, balıklar, ay, yıldız, güneş hepsi size hizmet etmek için yaratılmış, kendini tanı kendindeki hakikati bul ve bütün bunları Allah’a sun, sen zaten kendinin değilsin, kendine malik değilsin gece yatarken kalbinin çalışmaya devam etmesi için kime emanet edeyim diye düşünmüyorsun, yediklerini hangi hücreme göndereyim diye bir tasan yok, güneş bu gün doğmazsa diye telaşa kapılmıyorsun, mülk Allah’ındır bedenimiz onundur, iyikide onun, bize bıraksa idi halimiz nice olurdu, misafirlikte ev sahibinin hiç bir şeyini izinsiz kullanmayız, zarar veremeyiz, aynen öylede vücudumuzu, bize emanet edilenleri, sahibinin istediği gibi kullanmakla mükellefiz.

Kimi, dünyayı çok kötü bir yer diye tanımlıyor, kendi bilincinde oluşturduğu bir dünyada yaşadığı için, hayat bir cidaldir diyor, görmüyor kainatta her şey bir birine yardım ediyor rüzgar, bulut, yağmur, toprak ağaca yardım ediyor meyve oluyor insan yiyor.

İnsanoğlu Adem (as) zamanında ilkokul talebesi gibi idi, şimdi son noktada ve kendisine Hazreti Muhammed (sav) gibi bir peygamber gönderildi, geçmişteki peygamberler insanlığın basamak basamak terakkisi içindi nihayi noktadayız.

Her şey apaçık ortada, Allah kadının rahmini inşaat alanı olarak kullanıyor, bunu bile görebiliyoruz, beynin, kalbin hareketleri seyredilıyor artık. İçsel savaş en büyük cihad, kendini keşfet, uyan, bu aleme kanma, gideceğin yere hazırlan.

Çetin Kılıç
Kaynak
Deniz Erten.

Mücadele Suresi

“Allah’a şikâyette bulunan kadının sözünü Allah işitmiştir.” (mücadele) Mücadele suresinin tüm ayetlerinde Allah (cc)’nin ismi geçmektedir. Allah’ı bize anlatan üç şeyden biri de Kuranı Kerim’dir. Anlamamızı, idrak etmemizi isteyen Allah, bize mücadelede zafere nasıl ulaşılır, ne yapmam gerek diye, indirdiği ayette apaçık belirtmiştir. Benimle beraber olacaksın buyurmaktadır, sana ancak ben yardım edebilirim, ben müsaade etmezsem sana hiç kimse yardımcı olamaz diyor Allah(cc) adeta.

Tarih buna şahit, inanıyorsanız üstünsünüz, Bedir, Uhud, Hendek, Çanakkale gibi nice zaferler Allah’ın yardımı olmasa idi kazanılamazdı hiç şüphesiz.  “Ol” deyip olduran Allah, inanan kullarına vadettiği her şeyi verecektir elbet. Dualara icabet eden Mevlam hiç bir kulunu darda bırakmaz. Yeterki istemesini bilelim. Sayısız yarattıklarının her ihtiyacını an ve an ikram eden Allah darda kalan kadının sesini duymuş ve cevap vermiştir.

Zaman ve mekandan münezzeh olan Allah cc her zaman her yerde olduğuna binlerce deliden sadece bir delildir mülk süresi. Dünya meşgalesinden sıyrılıp kâinatı seyreden, tefekkür eden Allah’ın esmasını şahit olur, büyüklüğünü idrak eder, sonsuzluğunu anlar, onu yaradanının onun için neler yaptığının farkına varır, bütün bunları akleden insan Allah’ın emirlerine sıkı sıkı sarılır, yasaklarından kaçar. Allah bizleri kendisini hakkıyla bilenlerden eylesin.

Çetin Kılıç