Etiket arşivi: Petersburg

Üstad’ın Rusya’dan Firarı (Şiir)

Üstad tatar mahallesindeki camide kalır

Mevsim, kışın sonu bahara yakındır

 

Cami Volga nehrinin kıyısında hemen

Gece yalnız kalır, yoktur giden gelen

 

Esirdir, gündüz dışarıya izinsiz çıkamaz

Uzun kış geceleri bir türlü uyku tutmaz

 

Karanlık gecelerde, kurtuluş nuru aradı

Gurbet ellerinde, hakiki dostu bulamadı

 

Düşman elinde esir kimse yok, çok garipti

Gözünde yaş yoktu ama ağlıyordu kalbi

 

“Volga nehrinin hazin şırıltılarını” dinlerdi

“Yağmurun rikkatli şıpırtıları” ilahi musiki idi

 

“Rüzgârın firkatli esmesinden,” etkilendi

“Acizliğine yalnızlığına bakıp, kesildi ümidi”

 

Sanki hayattan vazgeçti kederinden

Gurbette olduğuna çok üzüldü birden

 

Sıhhati bozulmuş, çok hasta ve halsiz

Bünyesi genç, ruhu son derece mecalsiz

 

Kurtulacak ne kudreti var, ne de kuvveti

Kendini, seksen yaşında ihtiyar aciz hissetti

 

Birden gurbette vefatını hayal etti

Vatandaki eski dostları aklına geldi

 

Arıyordu tam hakiki ebediyet dostu

Şâir Niyazi-i Mısrî gibi şöyle dedi ruhu

 

“Dünya gamından geçip

Yokluğa kanat açıp,

 

Şevk ile her dem uçup,

Çağırırım Dost! Dost!”

 

O anda kurtuluşuna kimsenin gücü yetmez

Allah’ın kudretine hiç bir kuvvet karşı gelemez

 

Vücudunun tüm zerrelerini bir yerde topladı

Cenabı Allah’a el açıp dua edip yalvardı

 

Aczini şefaatçi yaptı, dergâh-ı ilahide

Yıllar sonra dahi, daima kaldı hayrette

 

Bu “halet-i ruhiyede, Kuran’dan imdat geldi”

“Dili Hasbünallahü ve niğmel vekil” söyledi

 

Yetişti Yüce Mevla’nın inayeti

Geldi hemen Peygamberin himmeti

 

Göründü İmamı Ali’nin üstün gayreti

Anlaşıldı Hazreti Gavs’ın kerameti

 

Rusya’dan Allah’a güvenip, firar etti

Üstad da çekti, hikmet dolu zahmeti

 

Bu halet-i ruhiye de kolay bir şekilde

Yayan gidilse bir senelik mesafede

 

Düştü yola, Rus dilini hiç bilmediği halde

Kurtuldu Allah’ın Ya Settar ismin cilvesinde

 

Üstadın Rusya’dan firarı, sır dolu tılsım dolu

Kendini kimseye bildirmeyen, bilinmezlerin yolu

 

Kosturma, Petersburg, Varşova üzeri

Saygı ile karşılar sınırdaki Alman askeri

 

Acilen karargâh komutanına çıktı

Rus esaretinden firar ettiğini anlattı

 

Gönüllü, Türk subayı olduğunu söyler hemen

Anlar komutan, büyük bir kişidir bu gelen

 

Alman makamları acilen haberdar edilir

Berlin’deki meşhur Adlon oteline yerleşir

 

Orada bulunan edip ve filozoflarla tanıştı

Bir toplantıda uzunca konuşma yaptı

 

Almanya’da iki ay kadar kalıp dinlenir

Özlediği vatanına dönmeye karar verir

 

Fotoğrafı çekilip pasaport verildi

Saygı ile İstanbul’a yolcu edildi

 

Cenabı Allah’ın inayetiyle kurtulur

Tılsım dolu bu firar bilinmez sır olur

 

Bekir Özcan

www.NurNet.org

Üniversite Nur Talebelerinin bir açıklaması: Risale-i Nurların inkişafı

Rusya’da evlere yapılan baskınlara bir teselli ve geçmiş olsun mahiyetinde Risale-i Nur Külliyatında geçen, üniversite Nur Talebelerinin bir açıklaması

Aziz, sıddık kardeşlerimiz!

İmtihan ve gazânız geçmiş olsun der, sizi tebrik ederiz. Risale-i Nur’un tahkikî iman dersleriyle iman mertebelerinde terakki ve teali edip kuvvetli imanı elde eden Nur talebeleri için öyle taarruzlar, bir cihetten bir imtihandır ve kömürle elması tefrik eden bir mihenktir. Nur talebeleri için Allah’a iman, Peygamber’e ittiba’ ve Kur’an-ı Kerim’le amelden dolayı hapisler bir Medrese-i Yusufiye’dir. Zulüm ve işkenceler birer kamçı, birer perçindir. Kader-i İlahî bize o hücumlarla işaret veriyor ki: “Haydi durma çalış!” Kur’an ve iman hizmeti uğrunda mahkemelerde konuşmak, Nur talebelerince bir dostu ile sohbet etmektir. Karakollara götürülüp getirilmek, çarşı pazara gidip gelmekten farksızdır. Kelepçeler, dinî cihad-ı ekberin birer altun bileziğidirler. Beşerin zulmen mahkûm etmesi ise, hakikatte Hakk’ın beraet vereceğine bir delildir. Bütün öyle işkence ve zulümler, Nur talebeleri için birer şeref madalyasıdır. Ne mutlu ki, otuz seneden beri Nur talebeleri ağabeylerimiz bu nimetlere mazhar olmuşlar. Maalesef bizlere ki, bizler bu şereflere nail olamadık ve olamayacağız da. Zira bunları kazandıran devir kapanmak üzeredir.

Risale-i Nur, bu vatan ve millete emniyet ve asayişi temin eden ve kalblere birer yasakçı bırakan imanî bir eserdir. İslâmiyet düşmanlarının tahrikatıyla olan müteaddid mahkemelerde Risale-i Nur’a beraetler verilmiş, Temyiz Mahkemesi ittifakla beraet kararını tasdik ederek Risale-i Nur davası kaziye-i muhkeme halini almıştır. Yirmibeş mahkeme de “Risale-i Nur’da suç bulamıyoruz” diye karar vermiştir. Otuz seneden beri yüzbinlerle Nur talebelerinin bir tek vukuatı görülmemiştir. Bunun için, Risale-i Nur’un neşrine mâni’ olmaya çalışanlar, emniyet ve asayişin düşmanı ve vatan ve millet haini anarşistlerin hesabına bilerek veya bilmeyerek çalışanlardır. Risale-i Nur’a ilişen hükûmet değildir; çünki emniyet ve zabıta anlamış ki, Bedîüzzaman ve Nur talebelerinde siyasî bir gaye yoktur. Bunların meşguliyeti, sadece iman ve İslâmiyettir. İşte o gizli din düşmanlarının taarruzları karşısında Nur talebeleri Risale-i Nur’daki tahkikî iman derslerinin verdiği iman kuvvetiyle metin, salabetli ve mağlub edilmez bir hizb-ül Kur’an ve fethedilmez bir kal’a halindedirler. Din düşmanları tarafından hücumlar oldukça, Nur talebelerinin Risale-i Nur’a ve üstadlarına olan sadakat ve sebat ve faaliyetleri ziyadeleşir, perçinleşir.
Bir talebesi Üstadımıza şöyle yazmış:

“Ey benim aziz kahraman Üstadım! Muarızlarımız arttıkça kuvvetimiz çoğalıyor.. Rabb-i Rahîmimize hadsiz şükürler olsun.

Nur talebeleri, evvelâ kendi imanlarını kurtarmak, bununla beraber din kardeşlerinin de imanlarını kurtarmak için Kur’an-ı Hakîm’in yüksek ve parlak bir tefsiri olan Risale-i Nur’u okumuşlar ve okutmuşlardır. İmanlarını kurtarmaya çalıştıkları ve rıza-yı İlahî için Kur’ana ve imana Risale-i Nur’la hizmet ettikleri sırada maruz kaldıkları hücum ve taarruzlara hiç ehemmiyet vermeyerek o gizli din düşmanlarının tasallutlarını, saldırışlarını kendileri için iman ve Kur’an hesabına bir kamçı ve bir teşvikçi hükmüne geçtiğine kanaat getirmişlerdir.

Nurlara olan taarruzların bir zararı olsa yirmi faydası vardır. Elbette yirmi kazanca karşı bir zarar hiç hükmündedir. Taarruzlar ancak ve ancak Nur’un neşriyat ve fütuhatının genişlemesine, inkişafına sebebdir ve millet-i İslâmiye nazarında itimad ve emniyet kazanmasına medardır.

Risale-i Nur’un Anadolu genişliğinde ve Âlem-i İslâm vüs’atinde ve Avrupa ve Amerika çapındaki maddî ve manevî tesirat ve fütuhatına ve neşriyatına şahid olan İslâmiyet düşmanları yine bazı taarruzlar yapmışlar. Aldığımız haberlere göre bu taarruzlardan sonra, hususan şark vilayetlerinde, eskisine nazaran Nur’un fütuhatı on gün içinde on misli fazlalaşmış.

Hem böylelikle halkın nazar-ı dikkati Risale-i Nur’a ve Üstadımıza çevrilmiş; uyuyanlar uyanmış, tenbeller harekete gelmiş, ihtiyatsızlar ihtiyata muvaffak olmuşlardır. Bu acı taarruzlar gelip geçici olmakla beraber, sırf bir korku ve evham yaymak kasdıyla yapılan vesileler ve desiseli manevralardır. Ahmak din düşmanları güya Nur talebelerini korkutmak sevdasıyla resmî kimseleri aldatıp tahrik ve âlet etmeye çalışıyorlar. Acaba o gafiller bilmiyorlar mı ki, bizler Nur’un talebeleriyiz. Dinsizlerin, masonların, komünistlerin mahiyeti gayet derecede zayıftır. Zahiren kuvvetli gibi görünmeleri, serseri bir çocuğun bir haneyi bir kibritle mahvetmesi gibi tahribatla iş görmelerindendir. Evet onlar son derece zayıftırlar, çünki bir serçe kuşu kadar iktidarı olmayan kendi varlıklarına güvenirler. Hem son derece zillet, meskenet ve aşağılık içindedirler; çünki insanlara kul-köle olup onlara müraîlik, riyakârlık ve dalkavukluk ediyorlar. Ehl-i iman ise, hususan tahkikî iman ile imanı inkişaf edenler kavîdirler, muazzezdirler. Onların her biri bir abd-i aziz ve bir abd-i küllîdirler; çünki onlar, bir Kadîr-i Zülcelal’e ve bir Hakîm-i Zülkemal’e ve bir Hâlık-ı Kâinat’a ve bir Rabb-üs Semavati ve-l Arz’a ve bir “Ve Hüve alâ külli şey’in Kadîr”e ibadet ederler, kulluk ederler…  O’na intisab ederler, hem istinad ederler.

Bu gizli din düşmanları ve münafıklar çoktandır anladılar ki, Nur talebelerinin kefenleri boyunlarındadır. Onları Risale-i Nur’dan ve üstadlarından ayırmak kabil değildir.

Bizim hizmet-i imaniyeye nazaran cam parçaları hükmündeki siyasetle alâkamız yoktur. Diyanet Riyaseti ehl-i vukuf raporunda: “Risale-i Nur kitablarında siyaseti alâkadar eden mevzular yoktur.” demiştir. Hattâ o zaman, yine Afyon savcısı da iddianamesinde: “Bedîüzzaman ve talebelerinin faaliyeti siyasî değildir” diye hükmetmiştir. Evet Risale-i Nur şakirdlerinin meşgul olduğu vazife, en muazzam olan mesail-i dünyeviyeden daha büyüktür. Siyasetle uğraşmaya vaktimiz yoktur. Yüz elimiz de olsa, ancak Nur’a kâfi gelir. Amerika, İngiliz kadar servetimiz de olsa, yine imanı kurtarmak davasına hasredeceğiz. Hem bir takım siyasî işlerle veya bir takım bâtıl cereyanlarla ve fikirlerle uğraşmaya zamanımız yoktur. Ömrümüz kısadır. Vaktimiz dardır. Üstadımızın dediği gibi, “Fena şeylerle meşguliyet fena tesir eder. Fena iz bırakır.” Hususan böyle bir asırda “Bâtılı iyice tasvir etmek, safî zihinleri idlâldir.” Evet menfîlikleri öğrenerek mücadele edeceğim gibi sâf bir niyetle başlayıp, menfî şeylerle meşgul ola ola dinî bağları ve dinî salabet ve sadakatı eski haline nazaran gevşemiş olanlar olmuştur.    Risale-i Nur, nuru yerleştirerek zulmeti izale ediyor; yok ediyor. İyiyi öğreterek, fenayı fark ve tefrik ettiriyor ve vazgeçiriyor. Hakikatı ders vermekle, bâtıldan kurtarıyor ve bâtıldan mahfuz kılıyor.

Hülâsa-i kelâm: Biz, ancak Nurlarla meşgulüz. Biz mücevherat-ı Kur’aniye ile iştigal ediyoruz. Bizler, Kur’anın kâinat vüs’atindeki elmas gibi hakikatlarına çalışıyoruz. Bizler, ancak bâkiye hizmet ediyoruz. Bizler, fâni şeylere emek sarf etmeyiz. Bizim Risale-i Nur’la olan hizmet-i imaniyemiz, başka şeylerle iştigalimize ihtiyaç bırakmıyor.. her şeye kâfi geliyor…

Elhasıl: Üstadımız Bedîüzzaman’la ve Risale-i Nur’la mücadele eden insafsız gizli din düşmanları, acz-i mutlakla ebede kadar mağlubiyettedirler. Bedîüzzaman ve Risale-i Nur ise, ebediyen muzaffer ve muvaffaktır. Şahsı çürütmeye çalışmakla, Risale-i Nur çürütülemez. Zira Risale-i Nur, bizâtihî hüccet ve bürhandır. Onu ve onun müellifini çürütmeye çalışanlar, çürümeye mahkûm olmuşlardır. Nümunesi, tarih müvacehesinde meydandadır ve hem de çürüyeceklerdir. Risale-i Nur’daki yüksek hakikat, Risale-i Nur’u ebede kadar payidar kılacaktır…

Evet Nur talebeleri ağır ceza mahkemelerinde demişler ki: “Bizi Üstadımız Bedîüzzaman’dan ve Risale-i Nur’dan ve bizi bizden ayıracak hiçbir beşerî kuvvet yoktur.” Evet o münafıkların atomları dahi, bu hususta âcizdir. Farz-ı muhal yapabilseler, hattâ cesedimizi öldürseler de, ruhumuz selâmet ve saadetle ebediyete gidecektir. Hem Üstadımızın Mektubat mecmuasında dediği gibi deriz: “Birimiz dünyada birimiz âhirette, birimiz şarkta birimiz garbda, birimiz şimalde, birimiz cenubda olsak; biz yine birbirimizle beraberiz.”

Birinci Cihan Harbi’nde Gönüllü Alay Kumandanı olarak esir düştüğü Rusya’da Moskof Çarlığına karşı izzet-i İslâmiyeyi muhafaza edip, kurşuna dizileceği hengâmda “Âhirete gitmek için bana bir pasaport lâzımdı” diye ölümü istihkar eden böyle bir kahraman-ı İslâm Üstadımız Bedîüzzaman’ın eserlerini okumak nimet-i uzmasına mukabil canımızı da feda etsek, ömrümüzü de ona vakfetsek, zulümden zulüme de sürüklensek, ömrümüzün nihayetine kadar şükran secdesinden de kalkmasak, bize yine ucuzdur…

Üstadımız sık sık der ki: Mesleğimiz müsbettir, menfî hareketten Kur’an bizi menediyor.

… insafsız zalimlerden intikamımızı şöylece alacağız: Risale-i Nur’u ölünceye kadar mütemadiyen okuyacağız ve neşrinde sebat ve sadakatla hizmet edeceğiz. Onu altun mürekkeblerle yazacağız inşâallah…

Üniversite Nur Talebeleri

Rusya’da Risale-i Nur Hizmetleri Hızla Devam Ediyor

Kaliningrad Mahkemesi’nin aldığı bir kararla Risale-i Nurların bazı kısımlarının yasaklanmasının ardından, Rusya hizmetlerinde önde gelen bir Nur Talebesi , Risale Ajans’a özel açıklamalar yaptı.  Daha önce de bu tip mahkemelerin olduğunu, Ruslar’ın Risale-i Nur’lara bizzat sahip çıktığını belirtti. Müslüman olan Rusların sayısının hızla çoğaldığını belirterek, dinsizlerin etkisinin bu kararların alınmasında etkili olduğunu ifade etti.

RUSLAR’IN HIZLA MÜSLÜMAN OLMASI ONLARI KORKUTTU
Rusya’da mahkemeler zaman zaman oluyordu ve o mahkemeler çok sıkıntı oluşturmuyordu. O mahkemeleride sıkıntı vermek için açıyorlardı. Şimdi bakıyorlar cemaatler çoğaldı, müslümanların sayısı çoğalıyor..Dinsizlerinde istekleri var ortada. Ellerinde hiçbir delil yok, nurculuk nedir bilmiyorlar, Risale-i Nur nedir bilmiyorlar..Her tarafı böyle karıştgıyorlar.. Aksine iyi avukatlar, adliyede çalışanların çoğu Risale-i Nurları öğrenmiş araştırmış herşeyi biliyorlar.
Avrupada bulunan bir dernek, Rusya’da beraber çalışıyorlar, kitap çıkardı. Rusya’da yapılan bütün mahkemelerin yanlışlarını yayınladı, Risale-i Nurların güzel olduğunu ve Türkiye’deki faaliyetlerini anlattı.  Müspet hizmetler çok, Böyle menfi  yasakları artırmak istiyorlar, halbuki yapacakları hiçbirşey yok. Rusya gittikçe müslüman oluyor, avukatlar müslüman oluyor, polisler müslüman oluyor. Artarak devam ediyor…
Bu mahkemekler Müslümanlara gözdağı vermek için açıldı diyorsunuz ?
Rusya’da müslümanlar organize gibi görünüyor, hep bir aradalar. Bu mahkelemerin nedeni birazda bunu dağıtmak, böylece müslümanların faaliyeti görünmesin, birliği görünmesin, perişan gibi göstermek istiyorlar. Halbuki müslümanların yaptığı çok basit. Bir araya gelip çay içmek, muhabbet etmek. Fakat Rusya’da bu güç gibi kuvvet gibi algılanıyor. Biz yüz kişi olsakta bir kitap okuyoruz bir kişi olsakta bir kitabı okuyoruz.
DERSLERİMİZE KOMÜNİSTLERDE GELİYOR
Komünizm zamanında da mücadele oldu. Risale-i Nur onlara yardımcı oluyor, Risale-i Nur’ları ihtiyaçlarına göre okuyorlar. İllaki sen Risale-i Nur’u oku diye bir baskı da yok. Derslerimize komünistide geliyor, hıristyanıda, poliside geliyor dinliyor gidiyor. Rusya çok serbest bir yer, insanların beraberce yaşamalarına ihtiyaçları olan bir yer. Rusya’da çok millet yaşıyor, yarısından fazlası müslüman olan milletler var. Onlarında din öğrenmesi lazım.
O halde Rusya’da belli bir kesimin Risale-i Nur’lara önyargılı olduğunu söyleyebilir miyiz ? Medvedev ve Putin’in müslümanlara bakışının olumlu olduğunu biliyoruz..
Evet, zaten açık olarak bir şey de diyemiyorlar. Rusya Adalet Bakanlığının en büyük temsilcilerinden Lukin Risale-i Nur ve Bediüzzaman Said Nursi hakkında internette birkaç haber yazdı. Bediüzzaman Said Nursi’nin kitapları hiçbir zaman radikal değildir diye açıklama yaptı.
Rusya’nin en büyük öğretmenleri İvorkin, Yizorkif Risale-i Nurları okuyorlar onlarda ayrıca müslümanlar. Bu kitapların yararlı olduğunu bir zararının olmadığını söylüyorlar.
RİSALE-İ NUR’LAR KİTAP FUARLARINDA SERGİLENİYOR
Ayrıca Moskova’da çok büyük kitap fuarları oluyor, onların yasak dedikleri bu kitapları herkese verdiler. Ayrıca Petersburg’da, Beyaz Rusya’da kitap fularları oluyor, bizler bu fualara katılıyoruz. İnsanlar bu kitapları okuyor. Hıristyan papazlar geliyor, öğretmenler geliyor “biz sorularımızın cevaplarını bu kitapta bulduk” diyorlar
PETERSBURG VALİSİ’NE RİSALE-İ NUR VERİLDİ

Petersburg Valisi’ne fuar açılışında kitapları verdiler bir sorun olmadı, hizmetler hızla devam ediyor. Polisler kendi aralarında kitap okuyorlar, ben şahsen hapisane hizmetleriyle ilgileniyorum oralara giderek anlatıyorum. Hapisane müdürü beni özellikle davet ediyor, yasak falan dinlemiyorlar, insanların bu kitaplara ihtiyacı var diyorlar. Kendileri sahip çıkıyorlar. Rusya’nın Risale-i Nur hizmetinde Ruslar bizzat kendileri hizmet ediyorlar. Kendi vatandaşları, kendi insanları hizmet ediyorlar. Kendileri bu kitaplara sahip çıkıyorlar.

Tarih : 09.02.2013
Kaynak : Risale Ajans

Rusya ve Ukrayna Kitap Fuarlarında Risale-i Nur Stantı Açtılar

Kitap Fuarlarından Nur Haberleri

Bu günlerde biri Rusya’da ve diğeri Ukrayna’da düzenlenen iki kitap fuarında, açılan Risale-i Nur stantları vesilesiyle bereketli hizmetler vücut buluyor.

İlk fuar Rusya’nın Petersburg şehrinde 7.Uluslararası Kitap Fuarı adı altında 26-29 Nisan 2012 tarihleri arasında düzenleniyor.  İlk gün itibariyle müşahedelerimizi arz ediyoruz:

 13 ülkeden gelen 250’den fazla yayınevi fuardaki yerini aldı. Türkiye ise bu uluslararası fuarda ilk defa temsil ediliyor. “Kâinat Kitabı” adlı standımız katılımcıların hepsinin kolayca ulaşabileceği göz önünde bir mevkide.

50 dile çevrilmiş farklı nur eserleri ve “Ebedi gençlik”, “Nerden geldik ve nereye gidiyoruz?” vb. bahislerin yer aldığı broşürler dağıtıldı ve sergilendi.

Akademisyenler, öğretmenler, üniversite öğrencileri gibi farklı kesimlerden birçok kişi ile irtibata geçildi. Bu tanışmaların neticesinde, üniversitelerin ve devletin önemli kurumlarının kapılarının Risale-i Nurlara açılacağı güzel bir zemin oluştu.

Ayrıca Rusya’da bir Risale-i Nur enstitüsü kurulması yönünde adımlar atılması kararlaştırıldı. Daha fuarın açılışında şöyle latif bir hatıra cereyan etti: Açılışı Petersburg Valisi yaptı. Rusya’nın büyük yayın kuruluşları ve Moskova’dan gelen birçok üst düzey bürokrat da hazır bulunuyordu. Vali kurdeleyi kestikten sonra bir abimiz süratle yanına giderek, valiye Türkiye’den getirdiği lokumla beraber İman ve Küfür Muvazeneleri kitabını hediye etti. Vali de çok ani gelişen bu hadise karşısında ilk şaşkınlığını üzerinden attıktan sonra memnuniyetini ifade etti.  Böylece fuarda ilk kitabımızı valiye vermiş olduk. Böyle bir mukaddeme Üstadımızın Petersburg’a ayak basmasından kaynaklanan bir bereket olsa gerek.  Bahsi geçen faaliyetler fuar boyunca devam etti.

Keza Ukrayna’nın Harkov şehrinde düzenlenen diğer fuarda da aynı minval üzere hizmetler devam etti. 26-28 Nisan tarihlerinde düzenlenecek bu fuar, Ukrayna’nın milli fuarı olmasına rağmen bir ay önce Kiev’de katıldığımız uluslararası kitap fuarındaki gibi Sözler Neşriyat namına “Bediüzzaman” adlı standımızla bu organizasyona da iştirak ettik. İnşaallah bir ay sonra Harkov’da düzenlenecek uluslararası kitap fuarında da Risale-i Nurlar neşir edilecek.

Bilhassa Rusya’da devam eden mahkemeler, yasaklamalar, takipler nazara alındığında, bu fuarlarda Risale-i Nurlar’ın takdim edilmesinin ehemmiyeti daha da iyi anlaşılacaktır. Rusya’da baskılar ne kadar devam ederse etsin, Nurlar zulmet perdelerini yırtacak, hakikat huzmeleri halinde sinelere doğacak ve muhtaç mütehayyirleri nuruyla kuşatacaktır. İşte mezkûr faaliyetlerin bize verdiği en büyük mesaj bu ümit tablosunun zuhurudur.

Rusya ve Ukrayna Nur Talebeleri

wwww.NurNet.org

Rusya’dan Hizmet Mektupları

Bu yazı: “Kızıl Meydan’dan Kıbleye Hidayet Hikayesi” başlıklı yazımızın 12. ve son bölümüdür. Yazının diğer bölümlerine ulaşmak için tıklayınız…

Rusya Nurlanıyor (Yıl 1999)

Aziz ve muhterem ağabeyler

Geçen mektuplarda arz eylediğimiz gibi, ta Rusya’ya ilk ayak bastığımız günden beri çok sür’atli, vüs’atli hizmetlerin şahidi oluyoruz.

Kitap basımı, yeni dersanelerin açılması, muhtelif insan tabakalarında ve muhtelif makamlarda Risale-i Nurun tanıtılması devam ediyor. Bu sene Rusya Müftülüğü tarafından düzenlenen iki büyük konferansta Risale-i Nur tanıtıldı.

Bunlardan biri, ‘Rusya’nın Manevî İntibahında Müslümanlar’ın Rolü‘ adı altında yazın Moskova’da meşhur Kosmos Oteli’nde tertiplendi. Bu konferansta dünyanın muhtelif ülkelerinden gelmiş iştirakçilerle tanıştık, kitap hediye ettik. Ayrıca dış salonda kitap satışı tertiplendi.

Bu konferansta birçok mühim kararlarla beraber devlet seviyesinde Rusya Federasyonu topraklarında İslam’ı tebliğin başlamasının 1400 sene-i devriyesini 2000 senesinin Nisan ayında büyük bir merasim şeklinde kutlanması kararı alındı.

Nikolay Kardeş!

“Şimdi burada hummalı bir şekilde tercüme, tashih ve dizgi işleri devam ediyor… Yakın zaman öncesi Kırım’dan Fahreddin kardeş buraya geldi.

Bir vesile ile Ulyanovsk şehrine, oradan da Başkırdistan’ın başkenti Ufa şehrine gitti. Kırım’da bahçeli bir evi dersaneye vermiş Neriman kardeş var…

Novgorod’da Rus Müslümanlar birkaç aydır dersane arıyorlardı. Şimdi bu Ramazan ayında Novgorod’un güzel bir yerinde iki odalı bir daire buldular. Petersburg’tan Resul ve Azerbeycan’dan yeni gelmiş Vugar kardeşler orada kalıyorlar. Rus Müslümanlar her gün dersaneye gelip ders dinliyor, hatta dersanenin zarurî işlerinde kardeşlere yardım ediyorlar.

Bir ders günü Nikolay isminde biri dersten sonra kardeşleri kucaklayarak, ‘Risale-i Nurun gelmesiyle Rusya kurtuldu. Bin sene çektiğimizin bin katını daha çeksek, bu netice için ucuzdur!‘ demiş. O kardeş, kendi iş yerinde ders koymuş. Onların kurdukları bir vakıf var. Esas çalışmalarından biri de hapishanelerde manevî terbiye işidir.

Şimdiye kadar Rusça risalelerden hapishanelere götürmüşler, şimdi ders de koyacaklar. Novgorod’da dersane açılan günün gecesi, Resul kardeşle oradaki Nikolay kardeş aynı rüyayı görmüşler. Görmüşler ki Deccal’a ölüm hükmü veriliyor.

“Sibirya’da da keyfiyetli hizmetler devam ediyor. Novosibirsk’te, Krasnoyarsk’da, Omsk’da, İrkutsk’da kardeşlerin gayretiyle çok inkişaflar var… Yekaterinburg’ta Behram Kardeş çok faal hizmetlere devam ediyor. Üniversitede Risale-i Nur tanıtılıyor, yakın şehirlerde dersler koyuluyor.

“Perm’de davet üzere kardeşler 40 dakika mesafedeki bir yatılı okula gidip 50-60 talebeye ders okumuşlar. Sonra okulun müdürü rica edip muntazam gelmelerini, hatta gerekirse arabayla aldıracaklarını söylemiş.

Bu arada ‘Nur-u Bedi İlim ve Kültür Vakfı‘ da kuruluyor. Dua edin, Cenab-ı Hak, devam, gayret, sebat ihsan etsin.

Rusya Nur Talebeleri

Rusya’da 170 Bin Kitap (Yıl 2000)

“Aziz ve Muhterem ağabeyler,

“Bu sene Cenab-ı Hakk’ın ihsan ettiği hizmet-i imaniyeden tahdis-i nimet nev’inden behsetmek istiyoruz. Kitap tab’ı, yeni dersaneler açılması, radyo ve hapishane hizmetleri ve Üniversite faaliyetleri devam ediyor. Bu yakınlarda 20 bin nüsha kitap daha basıldı. Şimdiye kadar Rusya’da Türkçe, İngilizce, Rusça olmak üzere 170 bin nüsha kitap tabedilmiş.

“Kur’an’ı inceleyerek ilmî bir tez çalışması ile doktora yapmış bir Rus Hanım, camiye gelerek İslam’ı kabul etmek istediğini bildirmiş. Ona biraz anlatıp, Risaleler’den birkaç kitap vermişler. O hanım ertesi sabah camiye gelerek ‘Ben Kur’an’ı tetkik edip ilmî bir rütbe aldım, fakat bu kitaplarla ben iman, Kur’an, İslam ne imiş, yeni anladım‘ diyerek heyecanla hayretini bildirmiş.

“Hapishanede Risale-i Nur’u tanıyıp hidayete eren Konstantin isimli bir Rus genci, başka bir hapishaneye naklolmuş. Orada risaleleri okuyarak başına cemaat toplamış. O hapishaneden ona İslamiyet’i ilk defa anlatan Novgorod Müslümanlar’ından birisine yazdığı mektupta, namaz hocası ve ne kadar mümkünse risale göndermesini rica ediyor ve diyor ki, ‘Rabbim kalb ve kulağı olan öyle insanlar yaratmış ki, onlar Risale-i Nur ve Bediüzzaman’ı kabule hazırdırlar.

“Moskova’da Rusya’nın en büyük kütüphanelerinden biri olan ‘Yabancı Diller Kütüphanesi’ ile anlaştık. Oraya Arapça ve İngilizce kitaplar konulacak.

Ukrayna’nın en meşhur papazının torunu Risale-i Nur’la Müslüman olmuş.

Her gün Türkçe risalelerden ders okuyorlar. Onlar insanlara İslamiyet’i Risale-i Nur’la anlattıkları zaman dinleyenler hayretle, ‘Biz, Müslümanlar’ı elinde silah, merhametsiz birileri zannederdik. Bu ise bambaşka bir âlemdir.

Bazen karşı gelen anne babalara, ‘Bizim de emsallerimiz gibi sarhoş, ayyaş, narkoman olmamızı mı istiyorsunuz?‘ dedikleri zaman susuyorlar.”

Rusya Nur Talebeleri

‘Rus da Dinsiz Kalamaz’ (Yıl 2008)

Yıllar geçtikçe hizmetin alanı ve boyutu genişlediği gibi, seviyesi de yükseliyor. İşte buna şahit, elimizdeki en yakın tarihli Rusya mektubu (22 Şubat 2008). Sungur Ağabey, her zamanki gibi Üsküdar medresesinde koltuğuna oturmuş, dersten sonra bu mektubu okutup şevkle dinliyor.

Adetâ bütün zerratıyla, büyük bir zevk ve şevkle dinliyor. Mektubu okutmakla kalmıyor, aynı anda Rusya’ya bağlanıp canlı olarak, hizmet haberlerini mikrofonla topluluğa dinletiyor. Evet, yer Rusya’nın Batı’ya açılan kapısı Kaliningrad şehri. Şimdi orada hizmet yapan vakıf kardeşler Resul ve Âmin’e kulak veriyoruz:

“Rusya’nın Batı’ya açılan penceresi Kaliningrad’dan tüm ağabey ve kardeşlerimize binlerce selamlar!

“Üstad’ımızın bahsettiği Prens Bismark’ın memleketi, önceden Alman’lara ait olan Köningsberg 1946’da savaş tazminatı olarak Rusya’ya geçen ve Kaliningrad olarak isimlendirilen, Risale-i Nur’la şereflenen bir memlekettir.

“Önceki mektuplarda anlattığımız, dersane ve ev dersleriyle beraber Askeriyede, Polis Akademisinde, Kolejlerde, Üniversitelerde, ihtiyarlar evinde ve hatta kiliselerde derslerimiz var. Artık bir sene oldu, Kaliningrad Mimarlık Koleji’nde her hafta başka bir sınıfta Nur derslerimiz devam ediyor. Aynen dersanedeki gibi kitapları dağıtıp okuyoruz. Sonra ders soru-cevaplarla devam ediyor. Öğrencilerden altmışa yakın teşekkür mektubu aldık. Öğrencilerin bir kısmı telefon açıp dersaneye geliyorlar.

Hakikî saadeti, bu huzur verici kırmızı kitaplarda bulduklarını, Risale-i Nur’dan, hususan Gençlik Rehberi’nden çok etkilendiklerini söylüyorlar. Vitali (Şimdi Halit) isminde bir genç, ‘Hayatımda bir kitaba böyle bağlanmamıştım. Okudukça okuyasım geliyor. Ve bu kitapları okuyanlarla, Müslümanlarla görüşmek ve hep Allah’tan konuşmak istiyorum. Hep sizinle birlikte olmak istiyorum’ diye yazıyor.

“Kolej hizmetlerimize vesile olan Rusya Milletvekili Yojikov’la dersanede yapılan bir memur dersinde Üstad’ımızın Kastamonu Mektuplarından birisinde, ‘Üç dört aydır, dünyanın vaziyetinden ve harbinden hiçbir haberim yokken Avrupa’da, Rusya’daki çoluk çocuğa acıyarak tahattur ettim…’ ifadesini okuduğumuzda kendisi gözyaşlarını tutamayıp kolejde bu iman derslerini başlatan ve o gün orada ders anlatan siz-biz değil Üstad Said Nursî idi’ dedi.”

Aleksandr

“Kolejlerde olduğu gibi üniversitelerde de güzel hizmetler var. Rus genç Aleksandır isminde bir öğrenci, üniversite kütüphanesine vermiş olduğumuz Gençlik Rehberi’ni okuyup, bizi bulup akşam derse geldi. Bir iki dersten sonra elhamdülillah Aleksandır Ali İhsan oldu…

Maşaallah Nur’ları okumada ve hizmetlerde çok gayretli… Dua edin, İnşaallah çok gençlere vesile olur. Ailesine Müslüman olduğunu söylediği zaman tepki beklerken destek görmüş. Hatta ninesi Tabiat Risalesini okumuş ve hayatında okuduğu en doğru hakikat ve ve en kolay anladığı kitap olduğunu söylemiş. Şimdi tüm ailesi Risale-i Nur’la Müslüman bir aile haline geldi.

“Elhamdülillah bunun gibi birçok hizmetler var. Sizleri ve dualarınızı bekleriz.”

Rusya Kaliningrad’dan kardeşleriniz Resul, Amin